Köyden tek avcı yetişmemiş, doğadaki yabani hayvanlar bile öldürürlmüyor. Muş Merkeze bağlı Cevizlidere Köyü sakinleri, doğada buldukları keklikleri evcilleştirerek tavuk ve civciv yerine keklik besliyorlar ve daha sonra ise doğaya bırakıyorlar. Muş merkeze bağlı Cevizlidere köyü sakinleri, doğada buldukları keklikleri evcilleştirerek tavuk ve civciv yerine keklik besliyorlar. Evcilleştirilerek yetiştirilen keklikleri ise daha sonra doğaya bırakıyorlar. Neredeyse her evde tavuk niyetine beslenen keklikleri koruduklarını ve tek bir avcıya bile yer vermediklerini belirten Cevizlidere köyü sakinleri, ormanlarının tırtıllardan korunması için en büyük ilacın keklik olduğunu söylediler. Cevizlidere köyü sakinlerinden Suphi Yıldız, 35 taneye yakın keklik yavrusu beslediğini belirterek köy sakinlerinin keklikleri oldukça titiz bir şekilde koruduklarını söyledi. Köy sakinlerinden Yıldız, “Muş Merkeze bağlı Cevizlidere köyümüzde ormanlık alan olduğu için sürü şeklinde keklikler bulunmaktadır. Bizim dışarıda yakaladığımız yabani keklikleri evcilleştirerek büyütüp daha sonra ise doğaya bırakıyoruz. Benim yaklaşık olarak 35 tane kekliğim var. Tavuk ya da civciv beslemiyoruz. Tarlada, bahçede ve evin etrafında keklikleri serbest bırakıyoruz. Keklik yavruları güvenilir bir şekilde dolaşıyorlar ve sağlıklı bir şekilde büyüyorlar. Daha sonra ise büyüdüklerinde bizde ormana bırakıyoruz” dedi.
“KÖY ORMANIMIZ KEKLİKLERE EMANET” Merkeze bağlı Cevizlidere köyünde yetiştirilen kekliklerin doğaya bırakılmasıyla ormanlık alanları yok eden tırtılların düşmanı olduğunu ve ormanları en iyi şekilde koruduklarını belirttiler. Cevizlidere köyü sakini Suphi Yıldız, “Geçtiğimiz yıl çevremize yakın birçok köyün ormanında tırtıl istilası meydana geldi. Birçok ormanlık alanı yangından çıkmış gibi yok olmaya yüz tutu. Bunun karşısında köylüler çaresiz duruma düştüler. Birçok ormanlık alan perişan hale geldi. Ancak bizim köyümüzü de büyük bir kısmı tamamen ormanlık alan olduğu için birçok yabani hayvan barındırıyor. Biz kesinlikle avcılara izin vermiyoruz. Çünkü bizim doğamızı bozmaya hakları yok. Bizde diğer köyler gibi tırtıldan korktuk ve edindiğimiz bilgilere göre tırtılın en büyük ilacının keklik olduğunu öğrendik. Bizim bölgemizde de inanılmaz derecede sürü halinde keklikler bulunuyor. Bunun için bizde yetiştirdiğimiz keklikleri ormana salıyoruz. Bunun için tırtıldan korkmuyoruz. Bu nedenle köyümüze ne avcı nede bu hayvanlara zarar verecek şeylere izin vermiyoruz” dedi. Cevizlidere Köyü Muhtarı Mehmet Şahin Yeprem “ Köyümüzün çok eski bir tarihi var eskiden dağlarda keklikten geçilmezdi, yanlış avlanma sonucu yaklaşık son 10 yıldan beri dağlarda keklik nesli tükenmeye başladı, köyümüz orman köyü sabah 15 yıl önce sabah keklik sesleri ile uyanırdık son yıllarda keklik seslerini duyamaz olduk, köylülerle iki yıl önce oturup keklik neslinin artması için bir karar aldık, hemen, hemen her evde keklik yetiştirilerek doğaya bırakılmasına başladık, önce keklik yumurtasını ormandan toplamaya başladık, tavukların altına bırakarak kekli k civcivleri yetiştirdik, büyüyen kekliklerden anaçları ayırarak diğer keklikleri doğaya bıraktık, şimdi anaç kekliklerin altına keklik yumurtası bırakarak keklik elde etmeye başladık bir anaç keklik altına 15 keklik yumurtası bırakarak yavru elde ediyoruz, bir yılda bir kez anaç keklik kuluçkaya oturuyor, anaç keklik fazla olmadığından keklik yavrusu elde etmek için tavukta kullanıyoruz’ dedi. Yunus Ak: “Dağlara bırakılacak keklikler yabani olurlar anaç keklik veya tavuk altına bıraktığımız keklik yumurtalarından çıkan keklikler aynen bir tavuk civcivi gibi ehlileşirler, insanlardan kaçmaz ormana dağa da gitmezler keklikler kendi yemlerini yiyecek hale geldiğinde biz onları ormana çeşitli yerlerdeki dağlara bırakırız ormana giden keklik yavrusu en geç bir hafta içinde doğa ortamına uyum sağlayarak yaşamını sürdürür 2 yıl sonra orman ve bu bölgedeki dağlarımızda istenilen keklik sayısına ulaşılacaktır” dedi.
Muş Ovası Gazetesi


