Yemen’de babası şehit düştükten sonra Muş Türküsü’nü derleyen Duriye Keskin’i her fırsatta anıyorlar. DSKM öğrencileri, herkesin dilinde olan, Atatürk’ün bile duygulanarak dinlediği, Muş’un tanıtımını en iyi yapan türküyü derleyen Duriye Keskin’e, bugüne kadar sahip çıkılmamasının bir ayıp olduğunu belirttiler.
Muş’un adeta milli marşı haline gelen Muş Türküsü’nün derleyicisi Duriye Keskin’in mezarı kaybolmak üzere. Muzaffer Sarısözen’in, 1944 yılında 341 numara ile TRT Repertuarına kaydettirdiği, Duriye Keskin’in derlediği Muş Türküsü, Türkiye’nin her tarafında, 7’den 70’e herkesin dilinde. Türkünün derlemesini yapan Duriye Keskin’in mezarı ise, sahipsizlikten yok olmak üzere. Muratpaşa mezarlığında bulunan Duriye Keskin’in mezarı, adeta toprakla bir olmuş. Kız kardeşinin torunları tarafından bulunabilen Duriye Keskin’in mezarının, bir an önce yapılması gerekiyor.
Muş Türküsü ile, Muş’un adeta kültür elçisi olarak en iyi tanıtımını yapan Duriye Keskin’e duyarsız kalınması kınanıyor. Duriye Keskin’in kız kardeşinin torunu olan Sevgül Karadağ, Duriye Keskin’in mezarının birkaç sene sonra yok olacağını, yetkililerce mezarının yapılmasını istedi. Osman Çalışal ise, Muşlular olarak kültüre sahip çıkılmadığını, Muş Türküsüyle, Muş’u tanıtan Duriye Keskin’e vefasızlık yapıldığını belirtti. Damla Sanat ve Kültür Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Sinan Bulakçıbaşı, Duriye Keskin’in bir kültür elçisi olduğunu belirterek, sahip çıkacaklarını, mezarının yapılması için ise gerekli yerlere başvuracaklarını söyledi. Sevgül Karadağ, Duriye Keskin’in babasının Yemen’de şehit düştüğünü, şehit düştükten sonra Duriye Keskin’e babasının eşyalarını getirdiklerinde, kendisinin bu türküyü derlediğini belirterek, Duriye Keskin’le olan anılarını anlattı.
EVİNDEN ESER YOK Muş’un kültür elçisi Duriye Keskin’in, Kale’de bulunan evinden eser kalmamış. Kale’de çocuk parkının üst tarafında bulunan evinin olduğu yer Belediyeye bırakılmış. DSKM öğrencileri ile bir gurup Muş Alparslan Üniversitesi öğrencileri, Duriye Keskin’in evinin olduğu alana gelerek, Muş Türküsünü söyleyip, Duriye Keskin’i andılar. Duriye Keskin’in evinin bulunduğu alana Kültür Evi yapılmasını isteyen öğrenciler, yetkililerin bu konuda duyarlı olmasını istediler.
DSKM öğrencilerinden İlknur Altın, bundan böyle her hafta buraya gelerek Muş Türküsünü seslendireceklerini, hem Duriye Keskin’i sahipleneceklerini, hem de anacaklarını belirtti. Nilgün Karaoğlan ise, Duriye Keskin gibi bir sanatçıya sahip çıkılmamasının herkesin ayıbı olduğunu belirterek, böyle bir değere sahip çıkılması gerektiğini vurguladı. Deniz Sinan Bulakçıbaşı’da, öğrencilerle birlikte her hafta evinin bulunduğu yere gelerek Muş Türküsü’nü seslendireceklerini, ayrıca evin bulunduğu alanda bir Kültür Evi yapılmasını istediklerini söyledi. Muş Alparslan Üniversitesi öğrencileri de, Duriye Keskin’i anmak için Muş Türküsünü seslendirdiler. Öğrencilerden Siirtli Kerem Akdemir, Muş Türküsünü derleyen Duriye Keskin’i anmak için evinin bulunduğu yere geldiklerini, onu anmaktan mutlu olduklarını söyledi. Amasyalı Kadir Mızrak ise, Muş Türküsü’nün herkesçe bilindiğini, bu türkünün ayrı bir yeri olduğunu belirterek, Muşluların kültür değerlerine sahip çıkmalarını istedi.
Muş Ovası Gazetesi


