Skip to main content

Mücadelemiz hakkımızı alana kadar sürecektir

Muş Haber Fotoğrafı

Karayolları Sendika Temsilcisi Suat Çavuşoğlu, günün omuz omuza gelme günü olduğunu belirtti.
 
Karayolları işçileri hakları için eylemde bulundu. Karayolları Şube Şefliğinde basın açıklamasında bulunan işçiler, hakları için mücadeleye devam edeceklerini söylediler. Karayolları Sendika Temsilcisi Suat Çavuşoğlu yaptığı basın açıklamasında: “Bugün, işimiz ve işyerlerimizin geleceği ile ilgili gelişmeleri paylaşmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Öncelikle belirtmek istiyoruz ki, 28 Ocak 2013 tarihinde sendikamız Yol İş’in Ankara’da Karayolları Genel Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği işimiz ve işyerlerimiz onurumuzdur isimli basın toplantısına 5 bini aşkın işçi arkadaşımız katılmıştır. Katkı veren ve katılan tüm arkadaşlarımıza sendikamız adına teşekkür ediyoruz. Karayolları, İl Özel İdareleri, Bayındırlık Bakanlığı DLH ve özel şantiyeler kısaca sınıf kardeşlerimizin emek harcadığı her yer işimiz ve işyerlerimizdir. Bu işyerlerinde meydana gelen her gelişme, doğrudan aşımızı, işimizi ve geleceğimizi etkilemektedir. Duyarsız kalmadık, duyarsız kalamayız ve uyarsız kalmayacağız.

Bugünkü açıklamamızda tüm işyerlerimizi ve ayrımsız tüm çalışanları ilgilendirmektedir. Türkiye Yol İş Sendikası, bu işyerlerinde alın teri döken onurlu insanların birliğinin adıdır. 28 Ocak’ta Ankara’da başlatılan işimiz ve işyerlerimiz onurumuzdur belgisi orada kalmadı. Bu bir mücadele kampanyasıdır. Bugün ve bu saatte 81 vilayette üyelerimiz işyerlerimizde bizler gibi toplandılar. İşyerlerinde aynı kazadan çorba içtiğimiz, aynı şantiyelerde omuz omuza çalıştığımız tüm emekçilerin ortak sorunlarından söz edeceğiz. Gelişmeleri birlikte değerlendireceğiz. 28 Ocak’ta Ankara’da işçilerin nasırlı ellerinde yükselen taleplerimizin hayat bulması için bir adım daha atıyoruz. Ankara’da 5 bindik. Bugün ve bu saatlerde on binleriz. Çoluk çocuğumuz ile yüzbinleriz. 81 vilayette milyonlarız. Kısaca biz Türkiye’yi. Biz, bizi yok sayarak geleceğimiz hakkında karar vermek isteyenlerden çok daha fazlayız. Biz, bizi yok sayan veya görmek istemeyenlerden de çok daha fazlayız. Şimdi biz buradan, 81 vilayette toplanmış olan sınıf kardeşlerimizle paylaştığımız heyecanı alkışlarımızla gösterelim. Yüzlerce şantiyeden, yollardan, köprülerden, kar mücadelelerinden v ofislerden çalışan sınıf kardeşlerimizin kararlılığı ve dayanışması alkışlara dönüştü, alkışlar çığ olduğu yükseliyor şu an. Bilindiği gibi basın toplantıları, yürüyüş, miting gibi eylem ve etkinlikler demokratik haklardandır. Bu eylemlerin amacı, dert anlatmaktır.

Meramımızı duyurmaktır. Duyulmazsa, daha yüksek, daha yüksek sesimizi yükselteceğiz. Olmazsa çok defa yaptığımız gibi yollara düşeceğiz. Türkiye Yol İş Sendikası, bu yıl 50. kuruluş yıldönümünü idrak ediyor. Tarih gösteriyor ki, biz ağırbaşlı, olgun memlekete ve milletine karşı sorumluluk duygusu yüksek bir sendikayız. Kolay kolay sokağa çıkmayız. Ama aşımız, işimiz ve özellikle de çoluk çocuğumuzun geleceği söz konusu olduğunda, neler yapabildiğimizi Tandoğan Meydanı, Sıhhiye Meydanı, Kızılay Meydanı, İzmir ve İstanbul meydanları iyi bilir. Eğer Yol İş üyeleri sokaklara inmişse, iyi bilinsin ki, diyalog adına tüm yollar bitmiş demektir ve onlar bizi sokağa mecbur ediyorlar. Ve onlar bizi sokağa davet ediyorlarsa, davetleri kabulümüzdür. Yol İş Sendikası, ülkemizin en çileli işlerini, canlarını ortaya koyarak yapan fedakar işçilerin sendikasıdır. Bir ipekböceğinin kozasını ördüğü gibi ülkemizi başkan başa yollarla örüyorlar. Aşılamayan dağlar, bizlerin elleriyle aşılabiliyor. Geçilemeyen vadileri viyadüklerle, köprülerle geçmeyi biz biliriz. Aylar süren kar yağışlarının kapattığı ve geçilmez kıldığı yolları biz açar, canları biz kurtarırız. Köye yolu, suyu biz götürür, okulu, sağlık ocağını biz kurarız. Yol İş üyeleri ve sınıf kardeşleriyle birlikte ülkenin dört bir yanına diktiği eserlerle herkes gurur duyuyor. Seçim meydanlarında en çok oy getiren işler bizim emeklerimizle yapılanlardır. Biz yaptık onlar övündü.

Biz yaptık onlar rant sağladı. Biz yaptık, onlar oy aldı. Ve bizim yaptıklarımızı onlar satıyorlar. Bugün yaşanan sorunların başladığı yer Karayollarında taşeronluk hastalığıdır. Taşeronluğun, çalışanların işini ve aşını tehdit etme noktasına gittiği tespit edildiğinde Yol İş müdahale etti. Karayollarına taşeronluk girmesin dedik. Uzun müzakereler sonunda 5 bin genç işçinin kadroya alınması ve sendika üyesi olarak toplu iş sözleşmesinden yararlanması ve 2. ücret skalası gündeme gelmiş oldu. İyi bilinmelidir ki, 2. skala taşeronluk ile mücadelenin bir aracı olarak gündeme getirilmiştir. 5 bin işçiyi kadroya alacaklarının sözünü verenler, bin işçi aldıktan sonra anlaşmayı unutarak hile yapmaya başladılar. Bu işçilerin sayısı, neredeyse kadrolu işçi sayısına ulaştı. İşyerinde ayrımcılık, huzursuzluk ve haksızlık had safhaya ulaştığında Yol İş olarak bir kez daha müdahale ettik. Sendika bu kez, taşeronluk ile mücadele kapsamında taşeron işçisi gibi gösterilen fakat özündü Karayolları işçisi olan kardeşlerimizin de kabulu ile örgütlenmeyi başlattı.

Çok kısa zamanda binlerce işçi sendikamıza üye oldu, birlikte yola çıktık. Sendika olarak, hak hukuk ve diyalog yolundan hiçbir zaman vazgeçmedik. Biz didişmek değil, ülkeye zaman kaybettirmek değil, haklarımızın ve işimizin mücadelesini verdik. Bizi anlamak istemediler. Hukuk yoluna gittik, kazandık. Kabul etmediler. İtiraz ettiler. Kazandığımız davalar Yargıtay’a gitti. Yargıtay, Karayollarında taşeron işçisi adı ile çalıştırılan işçilerin, işe başladıkları tarihten beri Karayolları Genel Müdürlüğü işçisi olduğuna karar verdi. İşyerlerimizde taşeron işçisi olarak, kadrolu olarak veya beyaz yakalı olarak çalışıyor olmamız, bizlerin farklı olduğunu göstermiyor. İşyerlerinde ücret alan herkes işçidir. Çıkarları birlikte mücadele vermekten geçiyor. Bölünmek, küsmek, kırılmak, particilik, etnik ayrımcılık gibi her faktör emekçileri böler. Emeği ve alın teri ile geçinenler parçalanmaları halinde kaybedeceklerini tarih bize binlerce örnekle öğretiyor. 2013 yılında, emeği ile geçinenlerin hakları, ekmekleri, işleri ve gelecekleri için kol kola, omuz omuza girmekten başka çaremiz yoktur. Gün omuz omuza gelme günüdür. Mücadelemiz, hakkımızı alana değin sürecektir. Yolumuz açık olsun” dedi.

 Muş Ovası Gazetesi

Bir Cevap Yaz

blank

Ekonomi Haberleri

Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı

Muş’ta baharın gelmesiyle birlikte bağ ve bahçelerde aşılama çalışmaları hız kazandı. Kentte kendi…

Muş’ta Dere Islah Seferberliği: 4 Köyde Çalışmalar Sürüyor

Muş’ta taşkın riskini azaltmak ve su akışını düzenlemek amacıyla başlatılan dere ıslah çalışmaları…

Muş’ta Araç Sayısı 43 Bini Aştı: Mart Ayında Trafiğe Kayıtlar Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart ayında ülke genelinde toplam 159 bin 931…

Eğitim Haberleri

Muş’ta Okul Güvenliği Toplantısı Gerçekleştirildi

Muş’ta okul çevrelerinde güvenliğin artırılması amacıyla önemli bir toplantı düzenlendi. Muş Valisi Avni…

Öğretmenlere Silah Değil, Çikolata Layık

Son günlerde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan acı olay, Muş eğitim camiasında…

Okul çevrelerinde denetimler artırılacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla okullar ve…

Kültür Sanat Haberleri

Gençler arası kültür ve sanat yarışmalarında başarı

Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Gençler Arası…

Kocaeli’de Muş Halk Oyunları Rüzgarı

Kocaeli’de gerçekleştirilen folklor yarışması, Muş kültürünün görkemli bir başarısına sahne oldu. Kocaeli’de yaşayan…

Yarım Asırlık Bir Ses: Mehmet Ciğer, Türküleriyle Muş’un Hafızasını Yaşatıyor

Fırat Demir Muş Kent Haber Gazetesi 1959 doğumlu olan Ciğer, küçük yaşlardan itibaren…

blank

Profesyonel internet sitesi için arayın..

Memleket Web Tasarım

 0532 514 50 57

  • Google Arama Kaydı
  • SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
  • Türkçe Yönetim Paneli
  • Yedekleme Hizmeti

 

 

Haber ve İçerik Etiketleri

Haber Kategorileri