Büyük Birlik Partisi Muş İl Başkanı Abdullah Alptekin Has, Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanan ve 27 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan ‘Milli Eğitim Bakanlığı’na Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik’, de ilk orta ve lisede okuyan kız öğrencilerin başörtüsü takmalarının yasaklandığını söyledi.
Has, “Bu yönetmeliğe göre İmam hatipte okuyan kız öğrenciler sadece Kuran-ı Kerim derslerinde başörtüsü takabilecekler, bunun haricinde yönetmelikle ilk-orta ve liselerde başörtüsüne resmen yasak getirilmiştir. Bu yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinin hemen arkasında 2013-2014 eğitim-öğretim yılında öğrencilere getirilecek kılık kıyafet serbestliğinin açıklanmasını iktidarın başörtüsüne duyarlı olan kesimin tepkisini azaltmaya yönelik bir oyunu olarak görüyoruz. Geçmişte zorla açtırılan başörtüsü bu alınan kararlarla resmen yasak haline getirildi. Başörtüsü ve daha birçok vaatlerle iktidara gelmiş olan bir siyasi partinin aldığı bu kararı kınıyoruz. İktidar olmalarına rağmen 10 yıl geçtiği halde bu konuda bir düzenleme yapmamış aksine bunu kılık kıyafet yasası haline getirmiştir. Biz Büyük Birlik Partisi olarak açık ve net söylüyoruz, kamuda dahil olmak üzere bütün okullar, lise ve üniversiteler buna dahil başörtüsünün serbest bırakılmasını savunuyoruz ve sonuna kadar da iktidar böyle bir adım atarsa, iktidarın yanında da duracağımızı belirtiyoruz.”dedi.
KAPİTALİST SİSTEMİN SONUCU Kılık kıyafet serbestliğini kapitalist sistemin getirdiği bir sonuç olarak değerlendirdiklerini belirten Has şöyle konuştu: “Şu an konuşulan kılık kıyafet serbestliğine baktığımız zaman bunu zamanlama olarak doğru bulmuyoruz. Çünkü, 6 ay öncesinden 2013-14 de uygulanacak denilen bu uygulamanın, şimdiden açıklanması okullarda bir kargaşaya, öğrenciler ve öğretmenler arasında bir sürtüşmeye neden olacaktır. Bugün her okulun zaten kendine ait bir kıyafeti var. Okullar da belirlenen tek tip kıyafetler daha önce ihale yapılarak ucuza mal edilip velilere fazla yük olmuyordu ve bütün bir seneyle alınan bu kıyafetle öğrenciler eğitim sezonunu geçiriyordu. Şimdi bu kıyafet serbestliğiyle öğrenciler artık velilerine daha çok yük olacak daha çok kıyafet isteyeceklerdir. Bu kıyafetler ucuz kıyafetler olmayacak, günümüz modası ve marka olan kıyafetler olacaktır. Bu serbestilik ortama girdiği anda bütün öğrenciler bir özentiyle arkadaşları A markasını giyiyorsa o da mutlaka anne babasını zorlayıp o A markasını aldırmak zorunda bırakacaklardır. Burada daha çok markalar devreye girecektir, milyonlarca öğrenci kesim var, bir pazar var. Fakir, kıyafet alamayacak durumda olan öğrencilere giyecek yardımı yapılacağı konusu ise, fakir, öğrencilerin diğer maddi durumu iyi olan öğrencilerin yanında adeta ezildiğini göstermekten öteye gitmeyecektir. Biz burada ekonominin ve kapitalist düşüncenin devreye girdiğini, iyi tartışılmadan bu kararların alındığını, Milli Eğitimin en üstünde olan Milli Eğitimi idare eden isimlerin eğitimin içinden gelmedikleri için sorunları göremediklerini iyi değerlendirmeden bu kararları aldıklarını düşünüyoruz.”
AHLAKİ ÇÖKÜNTÜ YAŞANIYOR Ülkemiz giderek bir ahlakı çöküntü yaşandığını iddia eden Has, “Başbakan bile bu ahlaki çöküntüden bahsediyor, ülkede yayınlanan dizilerden Sayın Başbakan’da rahatsız oluyor, şikayet ediyor. Bu dizilerden etkilenip yaşantısını, kılık kıyafetini değiştiren ve onlara özenen yine bu gençlik değil mi? O halde bu ahlaki çöküntülere sebep olan, ahlakımızı, kültürümüzü, tarihimizi yanlış anlatan ve gençliği karamsarlığa iten bu dizilere hala niye müsaade ediliyor? RTÜK Başbakan yardımcısına, Basın Yayın Enformasyon da başka bir Başbakan yardımcısına bağlıdır, dolayısıyla bu dizilerin ortadan kaldırılması da iktidarın elindedir. Bunlar dizilerle bizim ceddimizi olduklarından farklı gösteriyorlarsa, yalan yanlış diziler çektiriyorlarsa, batı kültürü, kapitalizmin alt kültürü topluma enjekte ediliyorsa bunların önüne geçmekte iktidarın görevidir. Genel ahlaka kültür ve örf adetlerimize aykırı yayınlar yapanlar cezalandırılır. Bunların kuralları da bellidir, bu diziler haklarında da millete şikayet yerine işlem yapmaları lazım. Dizilerin uygun olmadığı, yanlış bilgilerle halkı kandırdıklarını halka şikâyet etmekle çözüme kavuşmaz. Daha önce dershaneler ile ilgili olarak verilen karar da aynı şimdi yapılacak olan kılık kıyafet serbestliği gibi düşünülmeden ve tedbirler alınmadan verilmiş bir karardı. Düzenlemelerde olduğu gibi, dershanelerin kaldırılacağı söylendi ancak! Dershanelere gönderilen öğrencilerin niçin gönderildiği konusu hiç düşünülmedi. Bu öğrenciler sadece iş olsun diye gitmiyor dershanelere, okullarında yeterli eğitim alamadıkları ve notlarda sıfır çektikleri ve bir takviye eğitim aldırmak için dershanelere gönderiliyorlar. Okullardaki eğitim yeterli duruma gelmeden, öğretmen açıkları giderilmeden, atanamayan öğretmenleri atamadan, doğudaki okulların problemleri çözülmeden, Herkes eğitimini dört dörtlük almadan, tüm öğrencilerin eğitiminde eşitlik, kalite sağlanmadan dershanelerin kaldırılması da doğru değil. Kılık kıyafetle ilgili düzenlenmenin iyi değerlendirilmediğini, ileride daha çok içinden çıkılamayacak durumlara sebep vereceğini, velilere daha çok maddi yük, öğretmenlere daha çok stres, sorun, öğrencilere de ders çalışmak yerine kıyafette yarış etmekten başka bir işe yaramayacağını düşünüyoruz.”diye konuştu.
Şark Telgraf Gazetesi


