Camiler ve Din Görevlileri Haftası nedeniyle, İl Müftüsü Hasan Atlı mesaj yayımladı.
Bir hafta boyunca devam edecek olan Camiler ve Din Görevlileri Haftası başladı. Hafta nedeniyle mesaj yayımlayan İl Müftüsü Hasan Atlı: “İbadet etmek, bütün insanlar için manevî bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın nasıl karşılanacağıyla ilgili usûl ve esaslar, yüce dinimiz İslâm’da açıklanmıştır. İbadetlerden bazıları ferdî olarak, bazıları da cemaat halinde îfa edilmektedir. İslâm Dini, cemaate devam edilmesini teşvik etmiş, hatta Cuma ve Bayram namazları gibi bazı ibadetlerde cemaati şart koşmuştur. Ayrıca, beş vakit namazın cemaatle kılınmasını daha faziletli saymıştır. Sevgili Peygamberimiz namazların cemaatle kılınmasına özen göstermiş, imamlık yapamadığı son hastalığında bile, Hz. Ebu Bekr’in imam olduğu cemaate katılarak cemaatle namaz kılmayı aksatmamştır. Peygamberimiz, kişinin cemaatle kıldığı namazın tek başına kıldığı namazdan yirmi yedi derece daha faziletli olduğunu ifade etmiş,(1) cemaatle namaz kılmak için atılan her adımın bir kısım günahlara kefaret olacağını açıklamış(2) ve “Kim, cemaatle namaz kılmak amacıyla mescide devam ederse, her gelişi için Allah ona cennette özel bir mükâfat hazırlar.”(3) buyurmuştur. Tarihte bütün müslümanlar, işte bu inançla camiler inşa etmiş, namazlarını da cemaatle kılmaya özen göstermişlerdir. Çünkü, camilerin ruhu ve zineti, cemaattir. Camiler, Allah katında en sevimli ve kutsal mekânlardır.(4) Bu mekanlar, kutsallığını ve önemini Allah’ın evi olmasından ve kıblemiz olan Kabenin şubesi olarak değerlendirilmelerinden almaktadır. Camilere cemaat olmak ise, maddî ve manevî bakımdan, o mübarek mekânları imar ve ihya etmek demektir. Camiler, bulundukları yörenin sosyal hizmetlerinde, devamlı ışıldayan ve çevresini aydınlatan birer kandil gibidirler. Kur’an-ı Kerimde Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve âhiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekat veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.”(5) Başka bir ayette de “Mescidler (camiler) şüphesiz Allah ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin).” (6) buyurulmaktadır.
Bu ayetler ve Hz. Peygamber’in, Mekke’den hicretinde daha Medine’ye varmadan Kuba Mescidi’ni, Medine’ye ulaşınca da ilk iş olarak Mescid-i Nebevî’yi, bizzat çalışarak ve teşvik ederek inşa etmeleri, dinimizde cami ve cemaate verilen önemi ortaya koymaktadır.(7) Cami yapımıyla ilgili olarak Peygamberimiz: “Bir kimse, Yüce Allah’ın rızasını gözeterek bir mescid inşa ederse, Allah da ona cennette bir köşk hazırlar”(8) buyurmuştur. Kutsal camilerimiz kadar, bu camilerde görev yapan din görevlileri de önemlidir. Çünkü toplumumuzda temel insanî ve ahlakî değerlerin yaşanmasına, toplumumuzun manen yükselmesine önemli katkılar sağlayan, camilerimizin inşa ve imarında rol alan, dünyevi bir karşılık beklemeden büyük fedakarlıklarda bulunan, samimi davranış ve güler yüzleriyle gönüllerini bütün insanlara açan, hikmet dolu sözleri, dinlendirici hoş sohbetleriyle büyük, küçük herkesin gönlünü kazanan ve görev mahallerinde büyük azim ve gayretle dini hizmetlerini en güzel bir şekilde sunmaya gayret eden Din Görevlilerimiz, bu şerefli hizmetleriyle Peygamberimizin varisleri olmuşlardır. İşte bu sebeple, birlik ve beraberliğimizin sembolü olan camilerimizin imarını, fonksiyonlarını, ferdi ve toplumsal hayatımızdaki yerini ve önemini daha iyi ortaya koyabilmek, yeni yetişen nesillerimiz üzerinde cami ve mescitler hakkında kalıcı izler bırakabilmek için; 1986 yılından beri Ekim ayının ilk haftasını “Camiler Haftası olarak” kutlayan Diyanet İşleri Başkanlığımız, doğumundan ölümüne kadar toplumda din ve sosyal hizmet gönüllüleri olarak çalışan Din Görevlilerimize de gereken önemin verilmesi amacıyla, 2003 yılından itibaren bu haftayı “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlamaya başlamış ve bunu bir gelenek haline getirmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığımız, 1-7 Ekim tarihleri arasında kutlanan Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın bu seneki temasını “cami ve engelliler” olarak belirlemiştir. Konuya hafta boyunca yoğun bir şekilde yer verecek olan Başkanlığımız, engelli kardeşlerimize yönelik toplumsal bilinçlenmenin oluşması hedeflemektedir. Bu vesileyle söz konusu haftanın insanlarımız, camilerimiz ve din görevlilerimiz için, hayırlara vesile olmasını diliyor ve bu haftanın; amacına uygun olarak güzel hizmetlerle dolu dolu geçmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum” dedi.
Muş Ovası Gazetesi


