DSKM, Muş’un kültürü olan tarihi Muş Evleri’nin yok olmaması için öneride bulundu.
Damla Sanat ve Kültür Merkezi (DSKM), yok olmaya yüz tutan tarihi Muş Evleri için öneri getirdi. DSKM Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Sinan Bulakçıbaşı, yaptığı açıklamada: “21. yüzyıla girdiğimiz şu on yılda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, kendi kültürel birikimlerini gelecek kuşaklara ve yabancı kültürlere tanıtmak için büyük bir çaba içerisine girişmişlerdir. Bu ülkelerdeki şehirler, ilçeler, kasabalar ve hatta köyler zaman içindeki kültürel birikimlerini tanıtmak ve geleceğe miras bırakmak için günümüzde büyük çaba göstermekteler.Basından izlediğimiz örneklerde illerimizden Malatya, Elazığ, Şanlı Urfa, Gazi Antep ,Nevşehir,Mersin,Tarsus,Hatay ve bunlar gibi hemen her ilimizde kasabamızda ,köyümüzde büyük bir tanıtım faaliyetini izliyoruz.Bir toplum, kendi yaşantısının ürünü olan kültürünü, gelecek kuşaklara aktarmak zorundadır.Yoksa o kültür devamlılık göstermez ve yok olur.Kültür, bir toplumun karakteridir,şahsiyetidir. Toplum bu değerle ayakta kalır.Lakin bir toplumun üyeleri eğer bu kültürün unsurlarını tam olarak bilmez ve kültürünün temel öğelerinin ne anlama geldiğinden habersiz ise ve duyarsızca o kültürün unsurlarını yok ediyorsa o zaman o toplumun vay haline.Aynen biz Muş toplumunun kültürel yapılara karşı gösterdiği duyarsızlık ve duyarsızlığın meydana getirdiği düşmanlık gibi. Bizi il olarak bekleyen en önemli tehlike kültürel değerlerimizi gelecek kuşaklara bırakamama tehlikesidir. Çünkü kültürümüzün en önemli unsurları olan mimari eserlerimizi maalesef dün acımasızca tahrip etmişiz bugün de aynı hızla bunlara devam etmekteyiz. Bunun en önemli örneği tarihi evlerimiz.Bugün (20) küsur kadar kalan Muş evlerimizi betonlaşmaya kurban etmek üzereyiz. Bu evlerin en yoğun bulunduğu alan” Mal/Buğday Meydanı” denilen Ulu Camii ve Hacı Şeref Camii’nin arkasındaki alanda Belediyemiz maalesef “TOKİ Kale mahallesi kentsel dönüşüm projesi” ni uygulamak için bu evlerin tamamını yıktırma kararı almıştır.Muş kültürünün özelliğini yansıtan bu Eski Muş Evleri;Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da başka hiçbir yerde olmayan özgün bir mimariye sahiptir. Bu evler, Osmanlı-Türk mimarisinin Muş’taki son ev örnekleridir. Bu evlerin gerçek ömrü 100 yaş ve ileri olup özellikle halk arasında ”Muhacirlik Dönemi “ denilen 1915-1916 1. Dünya Savaşı göçleri öncesinde yapılan evlerdir. Acilen buranın koruma altına alınması için bu evlerin tescillenmesi gerekiyor.Bu evler,Muş halkının kültürünü ve mimari tarzını taşıyan nadide örneklerdir. Bugün bir örneği bile yapılamamaktadır. Tamamı tescilli olmadığı için yıkılma ve yıktırılma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Eski Muş Evlerinin bulunduğu alanda tarihi öneme sahip Meryem Ana kilisesi ve Güllü Hamamı kalıntısı vardır. Bu evlerle birlikte bu eserler önemli bir kültürel ve tarihi turizm değeri taşımaktadır. Bu evlerin bulunduğu Mal Meydanı, Eski Minare Mahallesi denilen alanla halk arasında Yukarı Çarşı diye isimlendirilen Eski Çarşı bölgesi. Buralarda bulunan Camiiler ,kilise,Han, hamamlar,eski Muş evleri ve türbeler,sokaklar yukarı çarşı ile kültürel bir bütünlük oluşturmaktadır.Eğer bu evler restore edilirse ,Muş’un Turizm potansiyeline çok büyük katkı sağlayacaktır. Bu evlerin yıktırılması çevresindeki tarihi yapıların tek başına bütünlüğünü bozacaktır. Çünkü burası Muş’un kalbi olan en eski yerleşim yeridir. Camii, Kilise, Han, Hamam, Türbe ve evlerle tarihi bir bütünlük arz etmektedir. Muş ‘un son yüzyılda oluşturduğu önemli alış-veriş merkezlerinden Mal Meydanı, Yukarı Çarsi, vb. yerlerin eski dokusuna uygun restore edilmesi, bu yerlerin şehrin geçmişine tanıklık eden yerler olarak ayakta tutulması, yaşatılması için önemli projelerin hayata geçirilmesi sağlanmalıdır. Eski Muş evleri,kimilerine göre “işe yaramaz harabe hale gelmiş evler” olarak tanımlanabilir.Fakat bu evler, bizim kültürümüzün yegane unsurlarıdır.Bu yapılar,Uluslararası Örgütlerin Tüzüğünde bile kültürel anlam kazanmış yapılar olarak adlandırılır. Mesela bu konuya açıklık getiren,1964 Mayıs ayında UNESCO’nun İtalya’da düzenlediği uluslar arası toplantıda oluşturulan Venedik Tüzüğü’nün Tanımlar başlığındaki 1. Maddesi aynen aşağıdaki ifadeleri taşımaktadır; “Tarihi anıt kavramı sadece bir mimari eseri içine almaz, bunun yanı sıra büyük sanat eserlerini değil, aynı zamanda kültürel anlam kazanmış daha basit eserleri de kapsar” Korumada, yapıların restorasyonu ile yetinilmemelidir. Korumanın yalnızca elde kalan eski yapıların restorasyonuyla sınırlı kaldığı uygulamalar olumlu teknik sonuçlar verse bile, bunun geçmişten gelen kimlikli kentsel mekanların ve toplumsal ilişkilerdeki insaniliğin de yaşatılmasıyla desteklenmesi gerekir. Bu amaçla;Muş’un Tarihi ve geleneksel yukarı çarşısı bu eserlerle birlikte gelecek nesile esin kaynağı oluşturacağından korunmalıdır. Tarihi Muş kent dokusu azalmış olsa bile kentin içinde sokak ve meydan alanlarının korunması esas olmalıdır. Şehrin bu eserlerinin bulunduğu sokaklar, eserlerle birlikte korunmalıdır. Muş’un en önemli sivil mimarisini yansıtan yukarı çarşı ve Postahane önünde bulunan evlerin dış cephelerinin restore edilmesi, sokağın eski dokuya göre kaldırımlarının döşenmesi, sokak lambaları, çeşme vb. unsurları ile tarihi dokusuna uygun bir proje doğrultusunda eksikliklerinin giderilmesi sağlanmalıdır. Muş kent merkezinde tarihi bir binanın satın alınarak kent müzesi haline getirilmesi. Bu müzede özellikle kentimizin simgeleri, geçmişten günümüze ürettiği ürünler ve üretim biçimleri, önemli aileler ve bunların tanıtımı vb. ürünlerin sergilenmesi sağlanmalıdır. Günümüzde kültürel tanıtım için büyük bir yarışın olduğu dünyamızda ve de ülkemizde biz de Muş ili olarak bu yarışta yerimizi almalıyız.Bu konuda Sayın Valimizin,Belediye Başkanımızın ,Kültür Müdürlüğümüzün ve sivil toplum örgütlerimize ve de halkımızın bu konuya eğilmelerini bekliyoruz.İl çapında bir platform oluşturup bu konuyu enine boyuna tartışmalı sağlıklı ve müşterek bir karar almalıyız.En önemli kültürel unsurlarımız olan tarihi evlerimizi ve sokaklarımızı koruma altına alırsak ve bunları gelecek kuşaklarımıza sağlam bir şekilde bırakabilirsek o zaman ilimiz için ve gelecek nesiller için görevimizi yerine getirmiş olacağız.Lütfen gereken hassasiyeti gösterelim.çünkü başka Muş yok” dedi.
Muş Ovası Gazetesi


