Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğünün davetlisi olarak, İstiklal Marşının Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı için Muş’a gelen gazeteci yazar Ahmet Taşgetiren konferansı yoğun ilgi gördü
Muş Alparslan Üniversitesi İstiklal Marşının Kabulünün 91. Yıl Dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı için konferans düzenledi. Fen Edebiyat Fakültesi’nde Gazeteci Yazar Ahmet Taşgetiren’in konuşmacı olarak katıldığı konferansı Vali Ali Çınar, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Bilgin Pişkin, Muş Alparslan Üniversite Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, Rektör Yardımcıları, öğretim görevlileri, öğrenciler ve çok sayıda davetli dinledi.
Konferans öncesinde konuşan Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, “İstiklal mücadelesinde milletimizin gösterdiği fedakarlık ve kahramanlıkların cümlelere dökülmüş en güzel ifadesi ve bağımsızlığımızın en büyük sembollerinden biri olan İstiklal Marş’ımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabulünün 91. yıl dönümünü kutluyor, bu anlamlı dizelerin yazarı, mütefekkir ve vatansever milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u saygıyla, minnetle ve rahmetle anıyoruz” dedi.
Rektör İnanç, daha sonra anma programının onur konuğu olan Gazeteci-Yazar Ahmet Taşgetiren’e plaket vererek, kilim hediye etti.
Gazeteci Yazar Ahmet Taşgetiren, Mehmet Akif Ersoy’un yaşamından örnekler vererek Türkiye’nin gündeminde yer alan önemli konulara da değindi. “Asım’ın Nesli”ni açıklayarak konuşmasına başlayan Taşgetiren, “Asım Safahatın 6. bölümünde söz edilen bir karakterdir. Asım bir kişiliktir. Akif, Asım’ı ideal karakter olarak sunar. Asım nesli yetiştirebilirsek, Türkiye’yi o neslin kurtaracağını düşünür” dedi.
Genç bir nüfusa sahip olduğumuzu söyleyen Taşgetiren, Akif’in arayışının hala sürdüğünü belirtti. “Eğitim Sistemimiz tartışılırken asıl tartışma konusu Asımın neslini yetiştirip yetiştirmemektir” diyen Taşgetiren, “çocuklarımız İstiklal Marşını söylesin ama ruhuyla bütünleştirse o zaman sakıncalı olur. Tüm dünyada yetişmiş insan yoksunluğu çekiliyor. Avrupa ve Amerika, bizim gelecek kuşaklarımızı nasıl yetiştireceğimizle yakından ilgileniyor. Babalarımız ceketini satıp çocuklarını okutacak bilinçtedir ancak devletin ve sistemin kafası bu konuda net değildir” dedi. Onur konuğu Taşgetiren ayrıca zamanın çok önemli olduğunu söyleyerek, “Avrupa’yı değiştirebilecek gücü içimizde barındırıyoruz. 10 yıl içinde Avrupa’ya 10 milyon Asım nesli gönderebilirsek Avrupa değişir” dedi.
Akif’in batıyı gözden çıkarmadığını, yine Akif’in “Alınız ilmini Garb’ın, alınız san’atını” dizeleriyle ifade eden Taşgetiren, Türkiye’nin Osmanlının kuruluşundan bugüne hep batıya doğru gittiğini ancak, kendi yüreğinden hiç kuşkusu olmadığı, İslam gibi büyük bir değerler bütününü batıya doğru taşımayı amaçladığını vurguladı. Batılılaşma hevesinin ise Osmanlının galibiyet dönemlerinde başladığını ifade ederek, “günümüzde de Batılılaşma hevesinin arka planında mağlubiyet psikolojisini görmekteyim. 10 yıl geçsin, gelenek ürün vermeye başlasın, ‘1 çocuk bile heba olmasın, ıskartaya çıkmasın!’ gayretiyle çalışanlar emeklerinin karşılığını alsın işte o zaman farklı bir Türkiye olacak. Çünkü büyük bir tarih tecrübesine sahibiz. Bunu başarmak için 2 önemli adım var. Bu adımlardan ilki iyi bir insan olmaktır; iyi insan olmak diye büyük bir başlık atın ve altını doldurun. Diğeri ise hangi alanda çalışıyor olursak olalım, o alanın birinci sınıf insanı olma gayretinde olmaktır. Eleğin altında kalanlar olmaya razı olmayın!” diyerek konuşmasını bitirdi.
Muş`un Sesi Gazetesi


