Sinecem, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin en fakir ve kalkınamamış illeri arasında bulunan Muş’un kalkınması için, özel sektörden katkı beklediklerini kaydetti.
Özel sektörün getireceği canlılığa umut bağladıklarını vurgulayan Sinecem, şöyle konuştu:
“Kamu yatırımları bölgemize kısıtlı oranda geliyor. Sağlık ve eğitim yatırımlarını inkar etmiyoruz. Ancak ekonomiyi tetikleyecek yatırımlardan söz edemeyiz. Geçmiş yıllarda devletin bu bölgelerde yaptığı yatırımlarda özelleşmeye başladı. Muş’taki çiftçinin geçim kaynağı tütün ve şeker pancarıydı. Önce kota getirdiler. Sonra Tekel’i sattılar. Şimdi Şeker Fabrikasını satılığa çıkarmışlar. Kamu yatırımlarından mahrum olan bölgemizde, özelleştirmelerin iptal edilmesini istiyoruz. Yatırımcıların gelmediği bölgemizde, devletin fabrikalar kurmasını, istihdam alanları yaratmasını beklemekten başka çaremiz yok.”
Özelleştirme kapsamına alınan Muş Şeker Fabrikasını almak için çok sayıda iş adamlarıyla görüştüğünü ve bir araya getirdiğini hatırlatan Başkan Sinecem, Muşlu iş adamlarının bu fabrikayı almasını istediklerini ifade etti.
Sinecem, şunları kaydetti:
“Ama hükümet bunların gruplar halinde satılacağını açıkladı ve bu talebimize olumlu yanıt vermedi. Aynı durum Erciş ve Erzincan için de geçerli. Doğu Anadolu’da tütüne, şeker pancarına kota geliyor. Ama Karadeniz’de fındığa kota gelmiyor. Aksine her yıl inanılmaz oranda zamlar yapılıyor. Bu davranışlar bölgeler arasındaki gelişmişlik farkının ortaya çıkmasına neden oluyor. Böyle olunca çiftçi büyük şehirlere göç etmeye başlıyor. İş, AŞ umuduyla göç eden vatandaşlarımız büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalıyor.”
Bölgenin bir dezavantajının da kış olduğunu, yerde metrelerce kar bulunduğunu, dondurucu soğukların yaşandığını anımsatan Sinecem, bunu avantaja dönüştürmenin yollarını bulmak gerektiğini belirtti.
Kırsal bölgelerde karla mücadele eden İl Özel İdarelerine, kent merkezlerinde de belediyelere afet kapsamında destek verilmesi gerektiğini aktaran Sinecem, “Hakikaten büyük bir felaket olan karla mücadele bölgemizin önemli kurumlarını maddi açıdan sıkıntıya sokmakta. Her yıl karla mücadelede, ilgili kurumların gerek iş makinesi, gerek ekipman bakımından yetersiz olması, bir çelişki değil mi. Bu çelişkili durum bir an evvel ortadan kaldırılmalı.”
Bölgenin sınır ticaretine son derece müsait olduğunu kaydeden Başkan Sinecem, şunları dile getirdi:
“Bölge, Ortadoğu, Azerbaycan, Nahçıvan gibi ülkelerde pazar arayışı içinde olmalıdır. Sınır ticareti sayesinde hem ekonomi gelişecek, hem de ihracat artacak. Muş bundan birkaç yıl öncesine kadar ihracat yapmayan tek ildi. Ama bugün yılda 10 milyon doların üstünde ihracat yapan il haline geldi. Bu rakamlar başlangıç için önemli. Fakat her yıl katlanarak artırmadığımız sürece, bu rakamlar da yetersiz kalacaktır.”
Uygulanan teşvik yasasıyla, bölgeler arasındaki eşitsizliği gidermeye çalışan hükümetin, Muş ile Düzce’yi, Trabzon’u aynı kategoriye koyduğunu anımsatan Sinecem, teşvik yasasının yetersiz kaldığını söyledi.
Sinecem, şunları kaydetti:
“Muş ile Düzce aynı konumda mıdır- Muş ile Trabzon hiç aynı olur mu- Yeni Teşvik uygulamalarıyla, bölgemizdeki tüm illerin ayrı ayrı röntgeni çekilmeli ve bu röntgene bakılarak illerimizi cazibe merkezleri haline getirecek, teşvikler uygulanmalı. Ülkenin 100. kuruluş yılı için belirlenen, 2023 yılında ekonomi de ilk 10’a girme hedefi için, bölgemizin kalkınma hamlesine dahil edilmesi gerekmekte. Bunun için teşvik yasası kapsamında 5. bölge oluşturulmalı. Kalkınmamış vilayetlerin kalkınması, gelişmemiş bölgelerin gelişmesi sağlanmalı. Başka türlü 2023 hedeflerini tutturmak, hayalden öteye gidemeyecektir.”
Muş`un Sesi Gazetesi


