Skip to main content

Kentel, Muş izlenimlerini yazdı

Muş Haber Fotoğrafı

Muş Alparslan Üniversitesi’nin davetlisi olarak önceki hafta Perşembe günü Muş’a gelerek, Fen Edebiyat Fakültesi konferans salonunda “Modern Toplumda Direniş ve Esaret Olarak Kimlikler” konferansına katılan Yazar Ferhat Kentel, Muş izlenimlerini köşesine taşıdı.
10 Mart’ta yayınlanan Taraf Gazetesi’nin “Yerin Yedi Kat Altı” adlı köşesinde Ferhat Kentel imzası ile yayınlanan “İyi Sosyoloji” başlıklı yazıda Muş izlenimleri ele alındı.
Konferansta, tıklım tıklım bir konferans salonu, arka arkaya gelen sorular, yorumlar, eleştiriler ve söz alma çabaları ile karşıya kaldığını belirten Kentel, “Ve o salonlara gelen insanlar, sadece “şehirlerine gelen bir yabancı”nın ne anlatacağını merak ederek gelmiyorlar; orada bir pratiği, bir tecrübeyi inşa ediyorlar.”dedi.
“İnsanların, bugün kaybolmaya karşı direnerek, diniyle, geleneğiyle, dili ve kültürüyle “varolanın yaşamasının” nasıl elzem olduğunun bilincindeler” diyen Kentel, “işte bunun için, kendileri olmak, “bütün” olmak için çaba gösteriyorlar. Kendileri olabilmek için de konuşuyorlar ve “iyi sosyoloji” yapıyorlar…”dediği yazısı…
“Bu sıralarda biraz yollardayım. Denizli’de Anayasa üzerine sohbet, Aydın ve Samsun’da liselerde ders, Muş’ta konferans… Genç ya da yaşlı, benim gibi düşünen ya da düşünmeyen insanlarla birlikte yapılan fikir teatileri… Ezberlerimiz, ezberlerimizi altüst eden karşılaşmalar…
Benimle karşılaşan insanları bilemem ama ben sürekli olarak bir şeyler öğreniyorum bu karşılaşmalardan. Ve ezberlerimizi yıktığımızı zannederken, kurduğumuz yeni ezberleri de yıkmak ve yeniden düşünmek için ne kadar da çok birbirimize yani aslında “başkalarına” ihtiyaç duyduğumuzu görüyorum.
Gencecik lise öğrencileri… Sıkıştırıyorlar sordukları sorularla. Kimi sorular, yorumlar ezberler dünyasıyla iç içe. Şaşırtıcı değil; hepimiz ortak tornalardan geçiyoruz çünkü. Kendimizi koruyabilmek, yalnız kalma korkumuzla başa çıkabilmek için, kendimizi içine atıyoruz o ezberlerin içine. Ancak aynı zamanda o ezberlerin altında nasıl da farklı bir varoluş arzusun yattığını gösteriyorlar… Başka sorular ve yorumlar ise pek kafa yormadığımız, zihnimizi zorlayan ve sürekli olarak yenilenen hayatı anlamak için bizi yeni kavramlarla düşünmeye zorlayan türden… Ve herşeyden öte, inanılmaz bir konuşma ve duyulma arzusu!
Aslında, herşeye rağmen, aynılık dayatan bütün kalıplara rağmen, belki de en ortak derdimizi anlatıyor bu toplumun bütün insanları: “ben biriciğim; benim bir hikâyem var; benim başkalarıyla paylaştığımı hafızam var ve ben eşit olmak istiyorum.”
Toplum mühendislerinin inşa edip dayattıkları “normallikler”, başkalarıyla karşılaştığımız zaman çöküyor. Toplumu adeta kolaylıkla biçim verilebilir bir çamur gibi gören; çamur gibi gördüğü şeyin üzerine beton döküp katılaştıran zihniyete inat, farklı toplumsal kesimlerin başkalarıyla karşılaşmaları sonucunda, toplum kendi üzerine düşünmeye başlıyor.
“Sosyal Bilimler” liseleri tam da bunu yapıyor. Şimdiye kadar toplumu “mühendisçe” bir bakışla şekillendirebileceğini, toplumu fethederek ele geçirebileceğini düşünenlerin tersine, hayatın karmaşıklığına bakıyor bu liselere giden şanslı öğrenciler. Ancak, gerçekten Türkiye için “devrimci” bir nitelik taşıyan bu okullara gitmeyen ve şimdiye kadar, yarış atı kıvamında, sınav kazanmaya şartlanmış genç insanlar da “sosyoloji”yi duyunca, “sosyolojik düşünmek” denen bir imkânın varlığını hissedince, “hayatta başarılı olmak için izlenmesi gereken yollar” cilasıyla örtülmüş olan ezberleri bir kenara bırakabiliyorlar.
Evet, sosyoloji tabii ki “bilimsel” disiplin; kavramları, yöntemleri var. “İyi sosyoloji” yapmak için, epey kafa patlatmak, çok araştırma yapmak lazım. Ancak, çok kafa patlatmak, çok araştırma yapmak “iyi sosyoloji” yapma garantisi vermiyor. Üstelik, ne yaparsanız yapın, “iyi sosyoloji” yaptığınızdan hiçbir zaman emin olmanız da mümkün değil.
Çünkü iyi sosyoloji yapmak bireysel bir faaliyet değil; iyi sosyoloji ancak toplumun konuşmasıyla ve “kendi üzerine düşünme kapasitesi”ni geliştirmesiyle mümkün.
İşte bugün toplum olarak, toplum mühendislerinin elinden kurtulup, “iyi sosyoloji” yapma savaşı veriyoruz. Belki kıra döke, döke saça, bedel ödeyerek… Ama yeniden düşünüyoruz ve sosyoloji sadece meslek adı “sosyolog” olan insanların tekelinden çıkıyor; “kolektif bir birikim” haline geliyor.
Muş’a (ya da birçok Anadolu şehrine) konferans, söyleşi ya da benzer bir “entelektüel” faaliyet için giden herkesin karşılaştığı bir durum var: tıklım tıklım konferans salonları, arka arkaya gelen sorular, yorumlar, eleştiriler ve söz alma çabaları…
Ve o salonlara gelen insanlar, sadece “şehirlerine gelen bir yabancı”nın ne anlatacağını merak ederek gelmiyorlar; orada bir pratiği, bir tecrübeyi inşa ediyorlar.
Coğrafi, doğal zenginlik bakımından çok büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen, bugüne kadar kalkınma/ gelişme endekslerinde en altlarda yer almış olan bir şehrin insanlarının yarattığı bir pratik bu.
Muş’ta konferans salonlarını dolduranlar, “yoktan varedilmiş bir vatan” söyleminin içindeki “yokluğun” nasıl ortaya çıktığını hatırlatıyorlar. Evet, çünkü Muş ve Anadolu’nun daha pek çok şehrinde bir zamanlar varolan ekonomik, sosyal ve kültürel birikimin, (hadi “soykırım” demeyelim) tehcirle; soyları, kültürleri temizleyerek ve kırarak; ithal ve kopyacı ulus-devlet mantığıyla, korkunç bir temizlik harekâtıyla yok edildiğinin farkındalar. Ve bugün kaybolmaya karşı direnerek, diniyle, geleneğiyle, dili ve kültürüyle “varolanın yaşamasının” nasıl elzem olduğunun bilincindeler ve işte bunun için, kendileri olmak, “bütün” olmak için çaba gösteriyorlar.
Kendileri olabilmek için de konuşuyorlar ve “iyi sosyoloji” yapıyorlar…”

 Muş`un Sesi Gazetesi

Bir Cevap Yaz

blank

Ekonomi Haberleri

Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı

Muş’ta baharın gelmesiyle birlikte bağ ve bahçelerde aşılama çalışmaları hız kazandı. Kentte kendi…

Muş’ta Dere Islah Seferberliği: 4 Köyde Çalışmalar Sürüyor

Muş’ta taşkın riskini azaltmak ve su akışını düzenlemek amacıyla başlatılan dere ıslah çalışmaları…

Muş’ta Araç Sayısı 43 Bini Aştı: Mart Ayında Trafiğe Kayıtlar Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart ayında ülke genelinde toplam 159 bin 931…

Eğitim Haberleri

Muş’ta Okul Güvenliği Toplantısı Gerçekleştirildi

Muş’ta okul çevrelerinde güvenliğin artırılması amacıyla önemli bir toplantı düzenlendi. Muş Valisi Avni…

Öğretmenlere Silah Değil, Çikolata Layık

Son günlerde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan acı olay, Muş eğitim camiasında…

Okul çevrelerinde denetimler artırılacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla okullar ve…

Kültür Sanat Haberleri

Gençler arası kültür ve sanat yarışmalarında başarı

Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Gençler Arası…

Kocaeli’de Muş Halk Oyunları Rüzgarı

Kocaeli’de gerçekleştirilen folklor yarışması, Muş kültürünün görkemli bir başarısına sahne oldu. Kocaeli’de yaşayan…

Yarım Asırlık Bir Ses: Mehmet Ciğer, Türküleriyle Muş’un Hafızasını Yaşatıyor

Fırat Demir Muş Kent Haber Gazetesi 1959 doğumlu olan Ciğer, küçük yaşlardan itibaren…

blank

Profesyonel internet sitesi için arayın..

Memleket Web Tasarım

 0532 514 50 57

  • Google Arama Kaydı
  • SEO Puanı Yüksek Tasarımlar
  • Türkçe Yönetim Paneli
  • Yedekleme Hizmeti

 

 

Haber ve İçerik Etiketleri

Haber Kategorileri