Muş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sinecem, makamında AA muhabirine 2011 yılırna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sinecem, ekonomik büyümenin genel seçimlere rağmen devam ettiğini belirterek, yeni ticaret kanununun iller arasındaki kalkınmışlık farkının giderilmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Geciken adaletin toplumlarda adaletsizlik olarak algılandığını ifade eden Sinecem, “Ülkede huzur ve güvenin tam anlamıyla sağlanması için hukuk erki daha da hızlı hareket etmelidir. Daha adil gelir dağılımı için mutlaka üretimin artması gerekir. Hükümetin üzerinde çalıştığı yeni teşvik paketinin ekonomimize yeni bir direnç sağlayacağına inanıyoruz. 2009 yılında uygulamaya konulan teşvik sistemi kalkınma ajansındaki iller arasında kuvvet ve fırsat eşitsizliği nedeniyle çoğu il açısından olumsuz neticeler doğurmuştur. Bu da yeni bir teşvik yasasına ihtiyaç duyulduğunu gözler önüne sermiştir. Her ilin kendi özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini göstermiştir” diye konuştu.
2011 yılının Arap Baharı ve Avro Bölgesi’ndeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizi nedeniyle çalkantılı geçtiğini belirten Sinecem şöyle konuştu:
“Ancak yaşanan tüm bu olumsuzluklara rağmen 2011’de ekonomimiz yüksek büyüme hızı yakaladı ve olumlu gelişmeler yaşandığı bir yıl oldu. Yıl ortasında genel seçim olmasına rağmen 2011’in ilk 3 çeyreğinde yüzde 8.5 gibi yüksek büyüme oldu. Türkiye’nin 2011’da ihracatı yüzde 18.2 artışla 134 milyar 571 milyon Dolar seviyesinde gerçekleşti. Cumhuriyet tarihinde ilk kez böyle bir rekor elde edildi. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan firmalarımızın ihracat kapasitelerini artırmak için gece gündüz demeden çalıştı, çabaladı. Firmalara rehberlik yaptı. Ekonomide çıtayı yükseltmeye devam etti. Türkiye’nin büyümesi için var gücüyle çalıştı. Ülke olarak düşüş eğiliminde olan tasarruf oranı arttırılmalı ve yatırıma dönüştürülmelidir. Aksi halde tüketen bir toplum oluruz. Ülkemizde barışı ve huzuru yakalarsan inanın çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Daha dün tıp da çok güzel bir gelişme oldu. İlk defa yüz, ayak ve kol nakli ile gerçekleştirildi. Eğer ekonomimiz iyi durumda olmasaydı bu tür gelişmelerle karşılaşmamız mümkün olamazdı. Ekonomiyi iyileştirmenin, kalkınmayı sağlamanın yolu birlik ve beraberlikten geçer. Ülkemizde barışın kalıcı olması için herkesin sorumluluk alması gerektiğine inanıyorum.”
Yeni anayasanın insan odaklı, özgürlük ve demokrasinin gelişimine katkıda bulunan bir yapıda olması gerektiğini söyleyen Sinecem, “Yeni anayasa çalışmaları belirli bir takvim ile göre ilerletilmelidir. Ulusal mutabakat sağlanmalıdır. Bu gelişmeler sağlandıktan sonra istihdam alanlarının artması üretim sektörlerinin genişletilmesi, refah ve bakış açısının genişlemesi kaçınılmazdır. Anayasayı halkın yapmasını istiyoruz. Halkın fikir ve görüşüne başvurup, taleplerini dikkate alınmalıdır. İnsan odaklı, özgürlük ve demokrasinin gelişimine katkıda bulunan bir anayasa yapılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
Anadolu Ajansı


