Cumhuriyet Halk Partisi Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Tarım-İş Sendikası Muş Şube Başkanlığını ziyaret etti. Apaydın İş Merkezindeki sendika binasına, CHP İl Başkanı İsmail Adanur ve partililer birlikte gelen Ağbaba, sendika Başkanı Beşir Işık ile görüştü.
TİGEM’in özelleştirilmesinde en büyük sorumluluğun Muşlu idareci ve siyasetçilere düştüğünü belirten Ağbaba, “Muş halkı, idarecileri ve Milletvekilleri tepki göstermeyip bakarsanız sonucu bu olur. Şimdi Muş’ta özelleştirmeye karşıyım. Bunları desteklemek gerçekten cinayettir. Eğer TİGEM çalışmıyorsa bu idarecilerin suçudur. İdarecilere hesabının sorulması gerekiyor. Buranın özelleştirilmesi de Muş’un, halkın ve Milletvekillerinin ne karı oldu. Ucu bana dokunmadıkça banane diyoruz. İlk önce bir birimize sahip çıkmalıyız. Yapılan özelleştirmeler kamu yararına değil halkın yararına olmuştur. Bu Muş’ta da ve Malatya’da da böyledir. TİGEM’e benzer şuanda Şeker Fabrikasının da özelleştirilmesi gündem de. Şeker Fabrikası neden kapatılıyor biliyor musunuz? Şeker Fabrikası Amerika’daki bir firmanın daha büyümesi için kapatılıyor. Şimdi bu şeker fabrikasının kapatılmasını desteklemek cinayete ortak olmaktır. Bu şeker fabrikasının Muş halkına ne zararı var. Fabrikada çalışan işçiler ve binlerce çiftçiler aldıklarını Muş’ta harcıyorlar. Yaklaşık 100 bin kişi buradan yemek yiyor. Fabrikalar A ve B portföy olmak üzere 2 guruba ayrılmıştır. Muş ise A portföyündedir. Muş dahil olmak üzere Erzincan, Elazığ ve Ağrı fabrikalarının özelleştirilmesi için uğraş veriliyor. Buna benzer özelleştirmeler halkın zararına, birilerinin yararına olmuştur. Herkesin arsası var. Biri gelse arsasını almaya adam vurulur. Ama neden herkesin ortak malına sahip çıkılmıyor. Bu bütün Muş’un ve Muş halkının fabrikasıdır. Bu tür olaylar için biz referanduma hayır dedik. Şuanda halka hizmet veren belediye başkanlarını gözaltına alıyorlar. Dize kadar batağa batan belediye başkanlarını neden içeriye almıyorlar. Bunları bilmek ve geçit vermemek lazım.”diye konuştu.
“TİGEM’in Muş’ta kalması, Türkiye’nin ikinci büyük ovası olarak olmazsa olmazıydı.”diyen Tarım-İş Sendikası Muş Şube Başkanı Beşir Işık ise, “Konya Ovasında Tigem’e bağlı üç tane işletme var. Bir tanesi kiralama kapsamına alındı ve geri çektiler. Muş’ta, Doğu ve Güneydoğu da işletme kalmadı. Bu da tohumluk ve damızlık ihtiyacını karşılıyordu. Ama bu süreçte küresel ısınma dedikleri suyun çok revaçta olduğu, kuru tarımın artık bu ülkede tamamen bırakılan alan oldu. Muş Ovasının da su oranı yüksek ve su problemi olmayan bir ovadır. Buda onların iştahını kabarttı. Hiç hesapta olmadan giden Sayın Valimizin de baskısıyla kararı çıkarttılar. Yurt Çim şirketine vereceklerdi ama son anda Berce Beraberce firmasına verildi. İhale kısa sürede yapılıp verildi. Çok cüzü bir fiyat farkı ile verdiler ve 30 bin TL’lik bir fark var. Bu nasıl oldu halen anlamış değiliz.”diye konuştu.
Işık sözlerine şöyle devam etti: “Muş’un tek geçimi tarım ve hayvancılıktır. Gelişmiş dört şehrin arasına sıkışmış durumdadır. TİGEM ve Şeker Fabrikası tek başına Muş’u ayakta tutabilirdi. TİGEM’in büyük katkısı var. Muş’taki hayvan ırkına ve tohumuna kadar faydası vardı. Fabrikada her keza aynı durumdadır. Bunların özelleştirilmesi o kadar aciliyet gerektiren bir şey değildi” Muş`un Sesi Gazetesi


