Muş ili küçük Millet Meclisi toplantısı katılımın az olması nedeni ile sönük geçti. Cumartesi günü Belediye Meclisi toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıya sadece yedi kişinin katılması dikkat çekti.
Tema Vakfı Muş Şube Başkanı İhsan Aytemiş’in başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda 24. Dönem TBMM’nden neler beklendiği ve sivil toplum örgütlerinin milletvekillerinden 10 isteği konuları ele alındı.
Küçük Millet Meclisinde Milletvekillerinden istenen 10 istek şöyle:
“Kürt Sorunu: Türkiye’nin en büyük problemi olan Kürt sorunu artık barışçı bir çözüme kavuşturulmalıdır. Silahların susması ve demokratik yolların açılması ortak beklentimizdir.
Yeni Anayasa: Türkiye’nin 82 anayasasından tamamen kurtulup yeni bir anayasa yapması, bu Anayasa’nın; “sivil ve demokratik” olması gerekiyor. Anayasa yapım sürecinde katılımcılığın esas alınmasını son derece önemsiyoruz.
Ekonomi: İşsizlik ve gelir dağılımındaki adaletsizlik giderilmelidir. Bu iki sorunun üstesinden gelinmesi için vergi sisteminin adilleştirilmesi, çalışanlar lehine yeni düzenlemelerin yapılması gerekiyor.
Düşünce ve İfade Özgürlüğü: Düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki bütün engeller ve başörtüsü yasağı kaldırılmalı, İnternet kullanımına getirilen kısıtlama ve yasaklardan vazgeçilmelidir.
Eğitim Sistemi: ÖSYM sınavları sırasında yaşananlar, eğitim bürokrasisini yıprattığı gibi, ciddi sorunların varlığını da bir kez daha görünür hale getirdi. Ortak beklentimiz, YÖK ve ÖSYM’de düzenlemelere gidilmesinin yanı sıra, kapsamlı bir eğitim reformunun hayata geçirilmesi; eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasıdır.
Seçim Barajı ve Siyasi Partiler Kanunu: %10 seçim barajı kaldırılmalı veya düşürülmelidir. Seçimlerin demokratikliğine gölge düşüren Siyasi Partiler Kanunu da yeniden düzenlenmeli, uluslararası hukuk standartlarına kavuşturulmalıdır.
Sağlık: Sağlığa devlet bütçesinden ayrılan pay arttırılmalı, sağlık hizmeti herkes için ulaşılabilir ve ücretsiz olmalıdır.
Kadın: Gittikçe artan kadın cinayetlerine karşı devlet sorumlu davranmalı, kadına yönelik şiddete karşı aktif bir tutum sergilemelidir. Sığınma evlerinin sayıları arttırılmalı, kadının ekonomik, sosyal ve siyasal yaşamda önünü açacak düzenlemelere gidilmelidir.
Yargı: Aslında bir “Önlem” olan tutuklama’nın ceza’ya dönüştürülmesi uygulamasından vazgeçilmeli ve yargı kurumlarının kararlarında insan hak ve özgürlüklerini esas almasına zemin oluşturacak düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır.
Enerji ve Ekoloji: Türkiye, enerji ihtiyacını “yenilenebilir ve çevre dostu” kaynaklardan sağlamak için uzun vadeli bir enerji politikası oluşturmalıdır. Çevrenin tahribatına son verilmeli; denetim ve kontrol mekanizmaları çalıştırılma) yok ise oluşturulmalıdır.” Muş`un Sesi Gazetesi


