Camiler ve Din Görevlileri Haftası kutlamaları devam ediyor. Önceki gün Merkez Yeni Camide Yavuz Selim İlköğretim Okulu öğrencilerine, camilerin iç ve dış mekanları ile ilgili bilgi verilmesinin ardından dün de Kültür Merkezinde konferans düzenlendi. Muş Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat tarafından, “Din Hizmetlerinde Gönüllülük’ konu başlığı altında düzenlenen konferans saat 13.30’da başladı.
Konferansa Vali Yardımcısı Mehmet Özer, İl Müftüsü Hasan Atlı ve din görevlileri ve davetliler katıldı.
Konferanstan önce bir konuşma yapan İl Müftüsü Hasan Atlı, haftanın ve din görevlilerinin hizmetleri hakkında değerlendirmede bulundu.
Peygamber efendimiz (SAV)’in dini mabetlere büyük önem verdiğine dikkat çeken Atlı, “Dünya milletlerine baktığımızda, semavi din mensuplarının veya diğer din mensuplarının hemen hepsinin kutsal kabul ettikleri mabetleri mevcuttur. Bilindiği gibi, İslam’ın ilk mabetleri Kuba Mescidi ile Mescid-i Nebi olarak bilinen Medine Mescidi bizzat Hz. Peygamber ve Sahabiler eliyle yapılmıştır. Bu kutsal yapıların temelinde, bizzat Hz. Peygamberin alın terleri ve el emekleri mevcuttur. Hz. Peygamberin, Medine’ye gelir gelmez, cami yapımını her işe takdim ederek ele alması, hiç şüphesiz camii müessesesine verilen önemin açık göstergesidir.”dedi.
Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat ise konuşmasına İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’dan örnekler vererek başladı. Mehmet Akif Ersoy’un aslında bir veteriner hekim olduğunu söyleyen Prof. Dr. Polat şöyle konuştu: “Mehmet Akif Ersoy gibi dini bilgisi yüksek birini günümüz İlahiyat Fakültelerinde bulmak bile mümkün değildir. Kendisi veteriner hekim ve öğretmen olmasına rağmen dini yönden de ilim sahibi biridir. Kur’an-ı Kerim’in mealini yazmış ancak çeşitli nedenlerden ötürü yazdığı meali yayımlatmamıştır.”
Din hizmetinin nebevi bir hizmet olduğunu belirten İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat “Yeryüzünün ilk din muallimleri ve hadimleri peygamberlerdir. Bütün peygamberler ve özellikle Peygamberimiz Efendimiz bu şerefli hizmeti hayatlarında hakkıyla yapmışlar ve bunu bir emanet olarak vârislerine bırakmışlardır. Âlimlerin, nebilerin vârisi olma özelliği din hizmetinin kutsiyetindendir. Hz. Peygamber (a.s.) dini otoritenin ve siyasi otoritenin başıydı. Aynı zamanda manevi otoritenin de başıydı.”diye konuştu. Muş`un Sesi Gazetesi


