Barış ve Demokrasi Partisi Muş İl Başkanlığınca “Kandil’e” yapılan operasyonları eleştirmek amacıyla basın açıklaması yapıldı. Cumartesi günü 13.00’te belediye meydanında yapılan basın açıklamasına BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, BDP İl Başkanı Nimet Sezgin, BDP’li İlçe ve Belde Belediye Başkanları, İl Genel Meclisi Üyeleri ve partililer katıldı.
Grup adına basın açıklamasını okuyan İl Başkanı Nimet Sezgin, “Türkiye’nin hava operasyonları gösteriyor ki, Kürtler ve özgürlük mücadeleleri söz konusu olduğunda tüm uluslararası güçler hem fikir olup suskun kalıyorlar.”diyerek yapılan son hava operasyonlarını eleştirdi.
Kürt halkının kendi kaderini tayin etmek ve kendi dilini yaşamak için sürdürdüğü mücadelenin Kürt Sorununa çözümü dayattığını ifade eden Sezgin, “Kürt halkının yürüttüğü özgür kimlik ve kendi kendini yönetme mücadelesi, geldiği aşama itibari ile Kürt sorununda çözümü dayatıyor. Halkların kendi kaderini tayin etme ve kendi kimliği ile yaşaması en temel haktır. Ne yazık ki yıllardan beridir Kürt halkının bu hakkı elinden alınmak isteniyor. Kürt halkının 30 yıldır yürüttüğü özgürlük mücadelesi ve verdiği bedeller herkes tarafından bilinmektedir.”dedi.
“Artık Türkiye’yi siyasal iktidar değil askeri iktidar yönetiyor.”diyen açıklamasını şöyle sürdürdü: “Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın açıklamaları bir askeri yetkilinin açıklamalarını aratmıyor. Hafızamızı biraz tazeleyelim. 2009 yerel seçimlerinde DTP’nin seçimden güçlü çıkması AKP’nın ise Kürt coğrafyasında büyük bir yenilgi ile çıkması, Kürt halkına yönelik saldırılar çok daha ciddi boyutlara ulaştı. Bu yenilgiyi hazmedemeyen AKP devleti, Kürt halkına ve siyasetçilerine dönük büyük bir operasyon başlattı. DTP’nin kapatılması, Kürt siyasetçilerinin tutuklanması Kürt halkına yönelik saldırılar, gözaltılar, tutuklamalar, Abdullah Öcalan ile haftalarca görüş yasağı ve askeri operasyonlar. Diğer yandan da Kürtlerin oyunu almak için iyi şeyler olacak, Kürt sorununu biz çözeceğiz gibi kandırma ve zamana yayma politikalarına devam edildi.
2011 genel seçimleri ile demokrasi özgürlük ve emek bloğunun kazanmış olduğu başarı yine AKP hükümeti tarafından hazmedilemedi. Daha seçimler başlamadan YSK’nın Blok adaylarına karşı hukuksal dayanağı olmayan kararlar alarak Kürt siyasetçilerini seçime sokmama yönündeki girişimi halkımızın büyük direnişi ile boşa çıkartılmıştır. Özgürlük emek ve demokrasi bloğunun, Türkiye siyasetinde ve bölgede özellikle Kürt sorununun çözümünde ve Türkiye’deki bütün sorunların çözümü yönünde ciddi bir umut yaratmıştır. Türkiye ve Kürdistan da oluşan bu olumlu atmosfer güçlü bir seçim çalışması ve bununla birlikte bloğun 36 milletvekili kazanmasına neden olmuştur. Seçim sonrasında bir araya gelen DTK, Kürtlerin uzun süredir tartıştığı, inşa çalışmasını yürüttüğü Demokratik özerkliği ilan etmiştir. Seçim sonuçlarını ve Demokratik özerkliğin ilanını hazmedemeyen AKP tekrar imha ve inkâr politikalarını yeniden pişirip önümüze koyma girişimlerini arttırmıştır. KCK’nin Kürt sorunun çözümüne ilişkin başlatmış olduğu tek taraflı eylemsizlik kararı mevcut siyasal iktidar tarafından doğru anlaşılmamış, anlaşılamadığı gibi imha dayatılmıştır. Bloğun kazanımdan Kürt sorununun çözümüne ilişkin ciddi sonuçlar çıkartılması gerekirken ne yazık ki AKP hükümeti tekrardan inkâr ve imhayı dayatıyor. Bloğun adaylarından halkın oyları ile milletvekili seçilen 6 vekili hala cezaevinde hukuksuz bir şekilde tutulmakta, parti yöneticilerimiz tutuklanmakta halkımıza yönelik saldırılar artmaktadır. Bizzat Başbakanın öncülüğünü ettiği siyaset dili maalesef savaş ve ölüm dilidir. Kan üzerinden siyaset yapma dilidir. Hiçbir ahlak ölçülerine sığdıramayacağımız bir dildir. AKP ve yandaş medyasının partimizi, DTK’yi ve yöneticilerimizi hedef alan açıklamaları 2009 yerel seçimi sonrasında yapılan siyasi soykırım operasyonuna benzer bir operasyonun yapılmasını istediklerinin işaretidir. Sınır ötesine yapılan hava saldırısı yine Abdullah Öcalan’ın avukatları ile haftalardır görüştürülmemesi AKP hükümetinin Kürt sorununda inkar ve imha siyasetinin göstergesidir.
Yeni Şafak gazetesinin (DTK Eş Başkanlarının resimlerini manşetten vererek katil sizsiniz) şeklindeki haberi bunun kanıtıdır. Ayrıca Akit gazetesinin eşi benzeri görülmemiş ırkçı bir söylemi de şöyle olmuştu. (Kandili vurun açılım diyeni susturun). Bizler AKP’nin yürüttüğü bu politikaların çözüm politikası olduğunu düşünmüyor, Hükümetin Kürt halkının taleplerini dikkate almaya Kürt sorununu demokratik yöntemler ile çözmeye ve hassasiyetlerine saygılı olmaya çağırıyoruz.”
Sakık, Sezgin ve beraberindekiler basın açıklamasının ardından olaysız şekilde dağıldı.
Muş`un Sesi Gazetesi


