Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Muş Milletvekili Nuri Yaman, özel güvenlik personelinin sıkıntılarını dile getirdi. Konuyu Meclis gündemine taşıyan Yaman: “Hizmet alımı yolu ile çalıştırılan Özel Güvenlik Görevlileri ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak isterim. Çünkü yine AKP’nin bir alicengiz oyunu ile karşı karşıya bulunmaktayız. Bilindiği üzere; Özel Güvenlik Görevlileri ile ilgili kanun teklifi İçişleri Komisyonu’nda oluşturulan alt komisyon tarafından görüşülmüş ve rapora bağlanmıştır. Ancak hala komisyonda görüşülmesine başlamamıştır. Bu Komisyonun üyesi olmam münasebetiyle konu ile ilgili sürekli olarak söz konusu teklifin kanunlaşmasını sabırsızlıkla bekleyen Özel Güvenlik Görevlileri tarafından aranmaktayım. Kamuoyunda teklifin Aralık ayında yasalaşacağına dair bir beklenti oluşmuştur. Oysa bugün itibariyle Komisyon konuyla ilgili hala toplantısını bile yapmamıştır. Kamuoyunda oluşan bu beklentinin nedenini araştırdığımda Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Veysi Kaynak’ın 01.10.2010 tarihinde Meclis Başkanlığına vermiş olduğu torba kanunda Özel Güvenlik Görevlileri ile ilgili olarak da bazı düzenlemelere gidildiğini görmüş bulunmaktayım. Takdir edersiniz ki söz konusu teklif torba kanun niteliğinde olduğunda asıl komisyon Plan Bütçe Komisyonu olmaktadır. İçişleri Komisyonu tali komisyondur ve maalesef teklif ve tasarılar çoğunlukla tali komisyonlarda ele alınmamakta, tartışılmaktadır. Muhtemelen bu teklif de İçişleri Komisyonunda görüşülmeyecektir. Oysa asıl görüşülmesi gereken komisyon İçişleri Komisyonudur. Her zamanki gibi yine AKP’nin yangından mal kaçırır gibi gündemi işgal eden sorunları asıl tartışılması gereken komisyondan ve de muhalefetten kaçırması durumu ile karşı karşıyayız. Oysa İçişleri alt komisyonu, komisyonda görüşülmek üzere bir rapor bile hazırlamıştı. Konu enine boyuna tartışılacaktı. Ama iktidar kendi tasarı ve tekliflerini konuya hâkim komisyonlara havale etmeyi istememektedir. Böylece her şey oldu-bittiye getirilerek bir çırpıda Genel Kurula indirilecektir. Özel güvenlik sektörünün ve çalışanlarının birçok önemli sorunları mevcuttur. Bu sorunların en temel nedenlerinden biri 5188 sayılı Kanun’un çok yeni olması ve sektörde lokomotif fonksiyonunu icra edecek kurumların henüz daha tam manasıyla yerine oturmamış olmasıdır. Ayrıca sektörde çalışanların sorunların çözümüne yönelik bazı önemli talepleri bulunmaktadır. Bu taleplerden en önemlisi; Maaşlarının askeri ücretin iki katına çıkarılmasıdır. Üyesi bulunduğum Komisyonda bekleyen tekliften Özel Güvenlikçilerin ilk beklentisi budur.
İşte İçişleri Komisyonunda asıl tartışılması ve mutlaka çözüme kavuşturulması gereken birincil mesele de budur. Oysa torba kanunla yapılmak istenen düzenlemede bu konuya hiç değinilmemiş, hiçbir iyileştirmeye de gidilmemiştir. Var olan bir sorunu en iyi bilen kişiler o sorunu yaşayan kişilerdir. Ancak görünen o ki; Özel Güvenlik Görevlilerinin ne görüşüne başvurulmuştur, ne de yaptıkları açıklamalar dikkate alınmıştır. İktidar bu şekilde mi muktedir olacağını düşünmektedir? İzin verirseniz maaş sorununun yanında hükümetin kulağını tıkadığı Özel Güvenlik Görevlilerinin yaşamış olduğu diğer sorunları ben sizlerle paylaşmak isterim. 5188 Sayılı Kanunun Tazminat başlığı altında düzenlenen 15 maddesindeki düzenleme özel güvenlik görevlileri aleyhine var olan eşitsizliği giderecek şekilde değiştirilmelidir. Bu madde ile görevlerini yerine getirirken yaralanan, sakatlanan özel güvenlik görevlilerine veya hayatını kaybeden özel güvenlik görevlisinin kanunî mirasçılarına, iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen miktar ve esaslar çerçevesinde bağlı olduğu sosyal güvenlik kuruluşunca tazminat ödeneceğine hükmedilmiştir. Dolayısıyla Kamuda Çalışan 657’ye tabi güvenlik görevlileri 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinde belirtilen tazminat miktarlarından istifade edebilmektedir. Oysa Özel Güvenlik Görevlileri SSK’ya tabi olduklarından, iş kazasına dair düzenlemeler gündeme gelmektedir. Bu durum anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. Yine Kıdem tazminatı sorunu çözülmelidir. Özel güvenlik görevlilerin kıdem tazminatı hakkı görmezden gelinmekte, sorun sadece sektör işverenlerine yüklenmektedir. Hâlbuki sorumluluk işverenlerle birlikte hizmeti satın alan kamuya da aittir. Hizmet satın alan kamu kurumlarının çalışma hayatını düzenleyen iş yasası hükümlerini görmezden gelmeyi ısrarla devam ettirmek istemesini anlamak mümkün değildir. Diğer önemli bir sorun da; Yıllık ücretli izin hakkı sorunudur. Özel Güvenlik Görevlilerine yasa ile tanınmış bu hak ne yazık ki hem özel hem de kamu kurumlarında göz ardı edilmekte, çalışanlar zor durumda kalmaktadır. Yasa dışılığın önüne geçilmesi açısından yıllık izin ücretinin ( 1 yılda 14 gün şeklinde) teklif fiyat bileşenleri arasında yer alması sağlanmalıdır. Bunların yanında Özel güvenlik mali sorumluluk sigorta sisteminin daha işlevsel hale getirilmesi sağlanmalıdır. Bunun için ise; 26 Şubat 2005 tarih ve 25739 sayı ile Resmi Gazetede yayınlanan “Özel Güvenlik Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları” yeniden düzenlenmeli, sigortanın kapsamı genişletilerek özel güvenlik personelinin de yararlanmasına imkân tanınmalıdır.
Dolayısıyla şahısların kasti olmayan şahsi zararından dolayı bu tazminat sistemi devreye girmelidir. Aksi takdirde kamu görevlisi Özel Güvenlikçilerle ile iş yasasına tabii Özel güvenlikçiler arasındaki sigorta sisteminden kaynaklanan ikili durum izah edilemeyecektir” dedi.
SORUNLARA DEĞİNDİ
Yaman, özel güvenlik personelinin sorunlarına değinerek: “Özel Güvenlik Şirketleri, şartnamede vermesi gereken malzemeleri hem eksik vermekte hem de gününde vermemektedir. Örneğin şartnamede 2 gömlek 2 pantolon yazmasına rağmen birer adet verilmektedir. Tek tip kıyafet sistemine geçilmeli ve Emniyet mensupları gibi dışarıya Resmi olarak çıkabilme hakkının verilmesi gerekmektedir. Alışveriş merkezlerinde valilikten 10 kişi çalıştırılacak diye onay alınıp 5 kişi çalıştırmaktadır. Bu yüzden Günlük 8 saat çalışması gereken Özel Güvenlik Görevlisi 12,13 saat çalıştırılmaktadır. Özellikle fabrikalarda belgesi olmayan kişilere güvenlik kıyafeti giydirilip, Özel Güvenlikmiş gibi çalıştırılmaktadır. Özel Güvenlik Görevlisi’nin evrak getir götür işine bakması yasak olduğu halde birçok kişi, işten çıkarılma korkusuyla bu işleri de yapmaktadırlar. Yüzde 50 İşitme sorunu olan bir polis memuru işine devam edebilmekte ve yıpranma payı almaktadır. Ama Özel Güvenlik Görevlisi’nin %10 işitme kaybı olsa işine hemen son verilmektedir. Özel Güvenlik Görevlileri; Yapılan sınavla verilen Özel Güvenlik Kimlik kartlarının süresiz olmasını ve verilen bir hakkın geri alınmamasını istemektedirler. Ayrıca; İhale yenilenip girdi-çıktı yapılmasını, Tazminat haklarının yanmasını, İhale zamanı Ahmet çıksın Mehmet girsin (yani işten atılma) korkusuyla yaşamayı istememektedirler. Özel Güvenlik Görevlilerinin bazılarını buradan ifade etmeye zaman bulamadığım çığ gibi büyük sorunları mevcuttur. İktidar torba kanunla bu konuyu da bir çırpıda haledecek ve herkesi ‘‘ Özel Güvenlik Yasasında kamuoyunun beklediği değişiklikleri yaptık’’ diyerek kandıracaktır. Oysa her zamanki gibi hükümet bunun da içini boşaltmıştır” dedi. Muş Ovası Gazetesi
Muş’ta Meyve Ağaçlarında Aşılama Dönemi Başladı
Nisan 19, 2026 6:41 PM


