80 yaşındaki Hasan Korkmaz, bir evde tek başına yaşam mücadelesi veriyor. 10 yıl önce yakalandığı bir hastalık nedeni ile iki bacağı dizlerinden kesilen Hasan amca, Sunay Mahallesindeki evinde, 10 yıldır tek başına yaşıyor. Bütün ihtiyaçlarını kendisi karşılayan, zaman zaman komşularının da yardımcı olduğu Hasan amca, eşinin de bir süre önce felç geçirmesinden dolayı İstanbul’da olduğunu, tek geçim kaynağının ise, 160 TL’lık kira bedeli olduğunu belirtti.
“ÇOCUKLARIMA GELECEK HAZIRLADIM”
4 çocuğu olduğunu belirten 80 yaşındaki Hasan amca: “Yıllarca büyük emekler sarf ederek kazandığım paralar ile çocuklarıma güzel bir gelecek hazırlamak için çabaladım. O günün şartlarına göre çok da güzel sayılabilecek bir yerde bahçeli bir ev aldım. 4 çocuğumu da üniversiteye göndermek için hiçbir şeyden sakınmadım. Bugün 4 çocuğum da üniversite mezunu ve kendi ayakları üzerinde durabilen çocuklar. Hepsi evli ve çocuk sahibi; eşim ise felç geçirdi. İstanbul’da kızımın yanında, bu yüzden tek başıma, adına yaşamak denilecekse, yaşamaya çalışıyorum. Bu ev ve önündeki arsa benim şahsıma ait. Yıllarca alnımın teri ile kazandığım paralar ile satın aldım. 80 yaşındayım; on yıl önce amansız bir hastalığa tutuldum, bir sabah uyandığımda ayaklarımda inanılmaz bir ağrı vardı, hastaneye gittim, doktorlar beni muayene ettikten sonra ayaklarımın kangren olduğunu ve kesilmesi gerektiğini söylediler. O günden bu yana iki ayağım dizlerim altından itibaren yok. Yere mahkum bir hayat sürdürüyorum. Kapalı yerlerde fazla kalamıyorum, dışarı çıkıp bahçede oturmasam dayanamıyorum. Kış kapıda, kar yağınca dışarı çıkamayacağım. Tek başıma bir göz odada ne yapacağım bilemiyorum.”dedi.
KENDİ İŞİNİ, KENDİ GÖRÜYOR
Uzun yıllar eşi ile birlikte yalnız yaşadıklarını, eşinin felç olması ve İstanbul’daki kızının yanına götürülmesi ile birlikte tek başına kaldığını söyleyen Hasan amca, bir yatak ve bir kanepe olan halısız bir odada kalıyor. Soba ile ısıtmaya çalıştığı tek göz odasında bir yatak ve bir kanepe olan Hasan amca, sobasını kendisinin yaktığını söyledi. Hasan amca, komşularının getirdiği yemeklerle beslendiğini belirterek: “Onlar yemek getirmezse, küçük piknik tüpü üzerinde yumurta kırıyorum ve karnımı doyuruyorum” dedi. İnsanlardan muhabbet beklediğini belirten Hasan amca: “İnsanlardan tek istediğim, bir sıcak muhabbet, bir tatlı sohbet edebilmek, yıllardır bu tek göz oda içerisinde komşularımın zaman zaman gelip beni sormaları dışında insan yüzü görmüyorum, kimseden para istemiyorum; ama gelip ‘amca nasılsın’ deyip, on dakika yanımda oturmaları bana verilebilecek en güzel hediyedir.”dedi. Muş Ovası Gazetesi
Muşspor Play-Off’u Garantiledi: Deplasmanda Kritik 1 Puan
Nisan 20, 2026 9:36 AM


