“Aktif Vatandaşlık: Somut Gerçek Mi, Uzak İdeal Mi?” projesi kapsamında Muş’a gelen Avrupalı gençler kabul eden Vali Erdoğan Bektaş, “dünyada en erken kadınların oy kullanma hakkına sahip olan ülkelerden biri Türkiye’dir” dedi.
Genç Birikim Derneği’nin Gençlik Programları Merkezi Başkanlığına sunulan “Aktif Vatandaşlık: Somut Gerçeklik Mi Uzak İdeal Mi” Projesi kapsamında Muş’a gelen Avrupalı Gençler Vali Erdoğan Bektaş’ı makamında ziyaret etti.
Valilik Toplantı salonunda Vali Erdoğan Bektaş’ın katılımıyla yapılan toplantıya ise Genç Birikim Derneği Başkanı Salih Yüce, Ulusal Ajans Eğitmeni Özgür Nuri Demir ve 10 ülkeden gelen Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri katıldı.
Proje kapsamında Fransa, İsveç, Polonya, Romanya, Moldovya, Ermenistan, Gürcistan, Belarus, Ukranya ve Türkiye’den katılan 27 kişilik kafile Türkiye ve Muş’la ilgili olarak Vali Bektaş’a sorular yönelttiler.
Genç Birikim Derneği tarafından hayata geçirilen proje kapsamında Muş’a gelen 10 ülke gençlerinden oluşan kafile ile toplantı düzenleyen Vali Erdoğan Bektaş, sorulan sorulara cevaplar verdi.
Vali Bektaş, yaptığı konuşmada “dünyada en erken kadınların oy kullanma hakkına sahip olan ülkelerden biri Türkiye’dir. Daha fazla kalıp kadınların ne kadar özgür olduklarını görebilirler. Ama özgür olmadıklarını söylemek doğru değil. Her ülkenin kendine göre bir geleneği vardır. Ama bu bir diğer ifadeyle bireyselleşememe den kaynaklanıyor. Kendini geliştirmeme olayı var. Bunun özgürlükle bir ilgisi yok. Bunlarda bizim sorunlarımız ve bunları çözmeye çalışıyoruz. Ben bir yıl Amerika da bulundum. Orada bizim kültürümüzde daha çok erkek erkekle geziliyor. Orada bizim beraber gezmemiz yadırganıyordu. Bunun bir anlamı yok. Bu sadece kültür farkından kaynaklanıyor. Bu hem kültürümüzle hem de inancımızla ilgili olan bir konudur” dedi.
İstanbul’da Hıristiyanların ve kiliselerin olduğunu hatırlatan Vali Bektaş, “Her toplulukta insan var. Burada Müslümanlık dinin dışında başka bir inanç olmadığı için farklı farklılıkları göremeyebilirsiniz. Mardin diye bir şehrimiz var. Orada Süryaniler yaşıyor. Ve onların Manastırları ile Kiliseleri var. Din adamları orayı işletiyor. Buna benzer olarak 250 kilometre uzaklıkta olan Elazığ ilimiz var ve oradaki insanların kiliseleri var. İstedikleri gibi dinlerini yaşıyorlar. Burada da olmuş olsaydı engel bir hukuki bir düzenlememiz yok. Ben Muş’a gelemeden önce İstanbul’un Üsküdar’ın Kaymakamı olarak çalışıyordum. Üsküdar bölgemde Cami, Kilise ve Havra bitişik yan yanaydı. Bunların din adamları vardı. Fransız İhtilalı Birinci Dünya Savaşı ve 200 yıllık dönemi hariç tutarsak o periyotta tüm dünyada olduğu gibi bizimde ülkemiz karışıktı. Bu periyottan önce Osmanlı Devletimizde en hoş görülü devlet olarak bu topraklarda yaşamışlardır. Osmanlı dönemi en hoş görülü örneklerinin tüm dünyada görüldüğünü göstermiştir. 2. Dünya savaşında da olmak üzere ülkemiz en rahat ülkelerden biridir. Hangi dinden olursa olsun, hangi ırktan olurlarsa olsunlar bu ülkede istedikleri gibi yaşayabilir ve eğitimlerini sürdürebilirler. Bu onların doğuştan olan haklarıdır. Bizim onlara lütuf ettiğimiz bir şey değil” diye konuştu.
Vali Erdoğan Bektaş, Türkiye’nin de büyük ölçüde zarar gördüğünü kaydetti. Savaşlar yüzünden birçok ulusun yerini ve topraklarını terk etmek zorunda kaldığını belirten Vali Bektaş, devam ettiği açıklamada “Birinci Dünya savaşı şartları tüm dünyaya büyük zararlar vermiştir. Çok uluslar ülkelerini terk etmek zorunda kalmışlardır. Arkadaş Gürcü ve Gürcistan’dan Türkiye de çok gürcü var. Bizim ülkede çok Ermeni vardı ve topraklarını terk etmek zorunda kaldılar. Ancak Ermenistan’da çok yaşayan Kürler vardı onlarda topraklarını terk etmek ve buraya gelmek zorunda kaldılar. Biz onlara Revan Muhaciri diyoruz. O dönemde bütün yapılar zarar gördü. Nasıl oldu Ermenistan’da ki Camile yıkıldı. Burada ki Kiliseler yıkıldı. Şimdi bizim burada eski kiliseler var ama bakımsızlıktan dolayı zarar görmüşlerdir. Biz onları imkanlar dahilinde restore etmek istiyoruz. Bunun en güzel örneklerinden biri Akdamar kilisesidir. Burada da önemli bir manastır var. Buna Çengili kilisesi diyoruz. Onunda şartları kötü oranın yolunu yaptırdım. Gelen insanlar gelip ziyaretlerde bulunup memnun oluyorlar. Yeteri kadar kaynaklarımız imkânlarımız olursa gerekli çalışmaları yapmaya hazırız. Biz daha önce bir grubun rehberliğinde gelip onarın dedim ama talep çıkmadı. Biz yardımcı oluruz. Ancak bizde bunu yapmak istiyoruz. Büyük bir yapı bunun için çok fazla kaynak gerekiyor” şeklinde konuştu. Muş`un Sesi Gazetesi


