İl Sağlık Müdürlüğü Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Şube Müdürü Dr. Fatma İrioğlu doğumdan 3 yaşına kadar olan süre içerisinde bebeklerin konuşma ve dil gelişimi açısında kritik bi önem olduğunu söyledi.
Muş’ta doğan yeni bebeklere işitme tarama testi uygulamayı hedeflediklerini kaydeden İrioğlu, Muş Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde işitme tarama ünitesinin kurulduğunu ifade etti.
Konu ile ilgili olara yazılı basın açıklaması yapan İl Sağlık Müdürlüğü Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Şube Müdürü Dr. Fatma İrioğlu, “Çocuğunuz işitsel gelişime uymuyorsa, çocuğunuzun ayrıntılı işitme testlerinden geçirilmesi gerekir. İşitme engeli ile erken teşhis yöntemleri hakkında bilgi yetersizliği ve erken teşhis sağlayan teknolojilerin yaygın olmaması işitme engeli teşhis yaşını geciktirmektedir. İşitme engeli ile doğan bebeklerin erken dönemde tespit edilmesi amacı ile işitme taramalarının gerçekleştirilmesi, kesin teşhis, işitme cihazı uygulaması ve gerekli iyileştirme çalışmalarının yapılmasını sağlamak üzere Bakanlığımızca başlatılan “Yeni doğan İşitme Taraması Programı” ile hedefimiz; hastanelerimizde doğan her yeni doğana, daha taburcu olmadan işitme taraması testlerini uygulayabilmektir” dedi.
İrioğlu yapmış olduğu açıklamada şu bilgiler yer verdi: “Bu program kapsamında Muş Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde İşitme Tarama Ünitesi kurulmuş olup, yenidoğan her bebeğe işitme tarama testi uygulamasına başlanmıştır. Ayrıca bu program kapsamında da Bulanık Devlet Hastanesi’nde çalışmalar başlatılmıştır. Muş İl Sağlık Müdürlüğü olarak amacımız ilimizdeki yeni doğan her bebeğe bu testi uygulamak, işitme kaybı ile doğan bebeklerin erken dönemde tanınmasını sağlamak ve rehabilitasyonuna yardımcı olmaktır. Unutulmamalıdır ki, her bebeğin hayata sağlıklı başlama hakkı vardır… Doğumdan 3 yaşına kadar olan süre, çocuklarda konuşma ve dil gelişimi açısından kritik dönemdir. İşitme taraması yapılmadığı takdirde işitme kaybının tanı konma yaşı gecikecek, bu da konuşma ve dil gelişimini olumsuz yönde etkileyecektir. İşitme kaybı ile doğan ya da doğumdan sonra (yenidoğan ya da süt çocukluğu çağında) işitme kaybına sebep olabilecek bir travma, hastalık veya ilaca maruz kalan çocuklar, eğer işitme kaybı zamanında teşhis edilmez ve rehabilitasyon programlarına alınmazlarsa psikolojik ve sosyal gelişmeleri yetersiz olur ve ilerleyen yıllarda eğitim ve sosyal uyum açısından yaş ve zekaca eşitleri olan çocuklardan geri kalırlar. Bu durumda da, bu çocuk sadece ‘işitme kaybı olan bir insan’ olmaktan çıkar ve ‘psikolojik sorunları olan, sosyal hayatla uyumsuz bir özürlü’ haline gelir; toplumda üretken bir birey olarak yerini alamaz ve hayatı boyunca sosyal güvenlik kuruluşlarının özel desteğine ihtiyaç duyan bir birey durumuna düşer. Bu doğuştan işitme kayıpları ülkemizde çoğunlukla 3 yaş civarında teşhis edilmektedir.Türkiye’de her yıl 1.308.000 bebek doğmakta ve bu bebeklerin yaklaşık 1300 – 2600 işitme kayıplı olarak dünyaya gelmektedir. Bebekte ve çocuklukta işitmenin azalması, konuşma yeteneğini azaltmakla birlikte, sosyal, duygusal ve kavramsal gelişme üzerinde de olumsuz etkiler yaratmaktadır. Müdahale edilmemiş ciddi işitme kayıplarının IQ değerlerinin yaklaşık 30 puan azalmasına neden olduğu bilinmektedir. Yenidoğan İşitme Tarama Testi, bebeklerin kohlealarından (iç kulak işitme organı) kaynaklanan oto-akustik sinyallerin bebeğe zarar vermeyecek bir yöntemle ölçülmesine dayanmaktadır.
TEST NASIL YAPILIR?
Test sırasında bebeğin dış kulak yoluna bir mikrofon yerleştirilerek, iç kulakta oluşan sinyaller ölçülmekte ve bebeğe hiçbir fiziksel veya ruhsal rahatsızlık yaratmadan, Konjenital(kalıtsal) işitme kaybı için riskli bebekler tanınmaktadır. Bu testin önemli avantajları; bebeğe kesinlikle zarar verme riski bulunmaması, hızlı, ekonomik ve hata oranının düşük olmasıdır. Yalnız unutulmaması gereken nokta, bunun bir tarama testi olduğu, bu testin yalnızca kalıtsal işitme kaybı riski olan bebekleri belirleyebileceği ve bebeklik döneminde, daha sonradan oluşabilecek işitme kayıpları için bir garanti olmadığı ve ailenin bebeğinin nasıl diğer gelişimini takip ediyorsa, işitme duyusunu da takip etmesi gerekliliğidir.
En değerli varlığınız olan çocuğunuzun işitebilmesi ve konuşmayı öğrenebilmesi, onun en temel hakkıdır! İşiterek konuşmayı öğrenme açısından ilk 6 ay kritik bir dönemdir. Bu nedenle, her çocuğa doğduktan sonraki ilk 3 aylık dönemde işitme testlerinin uygulanmasını öneriyoruz.
Eğer bebeğiniz işitme kaybı risk faktörlerinden birini taşıyorsa sadece tarama testleri yeterli olmaz, ayrıntılı işitme testlerine tabi tutulması gerekir.
İşitme kaybı yönünden doğum öncesi,doğum sonrası ve doğum sırasında olan risk faktörlerinin değerlendirilmesi gerekir.
Doğum öncesi dönemde:
-anne baba arasında akrabalık var mı?
-ailede çocukluk çağında başlayan işitme kaybı öyküsü var mı?
-annenin hamileliği sırasında ilaç kullandı mı?
-anne hamileliği sırasında bulaşıcı hastalık geçirdi mi?
-anne hamileliği sırasında yüksek tansiyon,şeker hastalığı,böbrek yetmezliği vb. sistemik bir hastalık geçirdi mi?
-anne hamileliği sırasında röntgen çektirdi mi?
-anne hamileliği sırasında herhangi bir kaza,çarpma ve yaralanma geçirdi mi?
Doğum sırasında:
-bebeğiniz doğum anında oksijensiz kaldı mı?
-bebeğinizi doğum sonrası bir süre solunum zorluğu yaşadı mı?
-bebeğinizin doğum ağırlığı 1500 gramın altında mı?
-bebeğiniz yenidoğan yoğun bakım ünitesinde 2 günden fazla kaldı mı?
-bebeğinizin kafa ya da kulak yapısında normal dışı bir durum söz konusu mu?
-kan uyuşmazlığı var mı?
Doğum sonrasında:
-Bebeğiniz yüksek ateşle seyreden bir hastalık geçirdi mi?
-uzun süre sarılığı oldu mu?
Çocuğunuza damar yoluyla kulağa zararı dokunabilecek bir ilaç verildi mi?
-yüksek şiddetli gürültüye maruz kalma öyküsü var mı?
-kafa travması geçirdi mi?
HER ANNE VE BABA ÇOCUĞUNUN İŞİTMESİNİ KONTROL ETMELİDİR…
0-3 ay arası:
Anne sesini tanır ve sakinleşir. Yüksek seslere irkilir, besleniyorsa duraksar.
3-6 ay arası:
Gürültüde uyanır, çevresindeki seslerin nereden geldiğini bulmak için sesin kaynağına döner.
6-12 ay arası:
Da da, ba ba gibi sesleri algılar.
Adı söylenince tepki verir.
Çıngırak sesi gibi oyuncak seslerinden hoşlanır.
12-18 ay arası:
Ba ba, da da gibi sesler çıkarır.
Sevdiği oyuncakların, eşyaların adı söylenince işaretle gösterir.
Uzaktan seslendiğinde bakar.
18-24 ay arası:
20’ye yakın kelime söyler.
İki kelimelik cümleler kurar.
Basit komutları yerine getirir.
24 ay-3 yaş arası:
24 aylıkken 270,3 yaş arasında 1000 kadar kelime haznesi vardır.
İsteklerini genellikle sözel olarak bildirir.
Basit cümlelerle konuşur.
Farklı sesleri ayırteder.
Kendisine söylenenleri anlar. Muş`un Sesi Gazetesi


