Sağlık-Sen Muş Şube Başkanı Kuzey Vurar, mesai saatlerinin bir saat kısaltılmasına tepki gösterdi. Konu ile ilgili olarak yazılı açıklamada bulunan Vurar, sağlık çalışanlarının mağdur edildiğini söyledi.
Sağlık Bakanlığının genel yayınlayarak yasaya aykırı davrandığını iddia eden Vurar, “Yıllarca günlük kesintisiz 8 saat mesai olarak sürdürülen ve mesailer 08.00–16.00 olarak uygulanıyordu ki sağlıkta özelleştirme ve piyasalaştırmanın hız kazandığı yıllarla birlikte, yasadaki 45 saat hatırlanarak günlük mesai yine kesintisiz olmak üzere 9 saate çıkarıldı. 30 yıldır, kamuda haftalık çalışma süresi 45 saat olanlar sadece sağlık çalışanları oldu.
Yeni uygulanmaya başlanan Tamgün Yasası, TBMM’de yasalaşınca, Sağlık Bakanlığı sağlık çalışanlarının çalışma süresini 8 saate indirdiğini tüm kamuoyuna büyük bir müjde olarak duyurdu. Peki, müjde gerçek oldu mu? Hayır, çünkü aynı Sağlık Bakanlığı yasaya aykırı bir genelge yayınlayarak günlük 9 saat çalıştırmanın önünü açtı. Birçok il Valisi de genelgenin gereğini hemen yerine getirdi ve günlük mesai 08.00- 17.00 olarak uygulanmaya başlandı. Sağlık Bakanı ve müsteşarı başta olmak üzere neredeyse tümü hekim olan Sağlık Bakanlığı yöneticileri sanki hiç hastanede çalışmamışlar gibi, sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüldüğünden bihabermişler gibi, tedavinin ve hasta bakımının sürekliliğini, hastanelerin fiziki koşullarını bilmezlermiş gibi “saat 12 ila 13 arasında öğle yemeği ve istirahat için personele münavebeli olarak bir saatlik dinlenme süresi (öğle tatili) verilecektir. Ancak bu süre içerisinde personel kurumdan ayrılmayacak, ihtiyaç duyulması halinde ilgili personel göreve davet edilebilecek ve göreve davet edilen personelde davete icabet edecektir” buyurarak, hukuk tanımaz acımasız, merhametsiz bir patron gibi davranmaktadırlar.”dedi.
“Sağlık Bakanlığına soruyoruz; Sağlık Bakanlığı, yataklı tedavi kurumlarında hiçbir personelin işini bir saat boyunca terk edemeyeceğini bilmez mi?” diyen Vurar açıklamasını şöyle sürdürdü: “Sağlık Bakanlığı, acilde, ameliyathanede, yeni doğan yoğun bakımda, koroner yoğun bakımda çalışan bir doktorun, hemşirenin ya da doğum sancısı çeken onlarca gebenin bulunduğu doğum salonunda çalışan bir ebenin bırakın bir saat istirahat etmeyi yemeğe dahi gidemediklerini bilmez mi?
Sağlık Bakanlığı, “Kurum yönetimleri personelin kurum içinde öğle yemeklerini yiyebilmeleri ve istirahatlarını yapabilmeleri için gerekli tedbirleri alacaklar ve uygun mekânlar oluşturacaklar” derken; hastane merdiven altlarının, koridorlarının hasta muayene odası, hemşire dinlenme odası, hemşire dinlenme odalarının ise hasta odası yapıldığını bilmez mi?
“Gerekli tedbirlerin alınması” talimatı her derde deva sihirli bir sözcük müdür ki, her düzeyde amir, ‘olur mu olmaz mı’ diye düşünmeden bir altındakine “gerekli tedbirleri alın” diye emretmektedir.
Bu genelge ile sağlık çalışanlarına acımasızca angarya dayatılmaktadır. Ama sağlık çalışanları angarya dayatmalarını kabul etmeyecektir. Sağlık Bakanlığının uymadığı yasa maddesine sağlık çalışanları olarak biz uyacağız ve günde sekiz saatten fazla çalışmayacağız.
Daha öncede aynı yaklaşımla öğle yemeğimizi kesen ve bize para ile yemek satmaya kalkışan bakanlık, sağlık çalışanlarının sürekli eylemleri ve kararlı tavrı sonucu geri adım atmak zorunda kalmış ve yemek hakkımızı tanımıştı. Şimdi aynı kararlılığı göstermek zorundayız. Aynı önceden olduğu gibi günde “kesintisiz” sekiz saat çalışarak, yasal olanı biz uygulayarak kararlılığımızı göstermek zorundayız.
Kim ne derse desin bizler, tüm sağlık çalışanları olarak fazla çalıştırma ve angaryaya karşı mücadelede birlik olacağız. Bakanlık kendi yasasını uygulayıncaya kadar eylemlerimizi sürdüreceğiz.
Eylemlerimizin talebi sadece günde sekiz saat değil, özellikle bunu vurgularken üç temel talebimizi bir kez daha ifade ediyoruz.
8 saatlik kesintisiz mesai uygulansın,
Radyoloji birimlerinde 7 saat uygulamasına başlamadan önce tüm birimler kanun ve yönetmeliklerde yazılan standartlara getirilerek, çekim sayısı azaltılsın. Personel açığı giderilsin,
Temel ücretimiz insanca yaşanacak düzeye çıkarılıncaya kadar; her türlü ek ödeme (döner sermaye, nöbet vb.) aynı işi yapanlara eşit dağıtılsın ve emekliliğe yansıtılsın.” Muş`un Sesi Gazetesi


