1987’deki SHP’nin kadroları içinde Kürtler, Aleviler, sosyalistler, herkesimden insanlar vardı” dedi
CHP’deki tartışmaları değerlendiren BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, CHP’nin 1987-1990’lı yıllardaki SHP ruhunu yakalayabilmesi halinde, BDP’nin, Kürtlerin müttefiki olabileceğini söyledi.
“Ancak bugünkü CHP bırakın yan yana gelmeyi, CHP BDP ile insani ilişkileri bile askıya aldı, Kürtlerle olan bütün ilişkiler askıya alındı” diyen Sakık, CHP’nin mevcut kadrolarının bu ruhu yakalayacak kadrolar olmadığını kaydetti. CHP’nin sol, sosyalist, özgürlükçü kadrolarının geri gelmesi halinde bir dinamiğin yakalanabileceğini ifade eden Sakık, “Parti ehven-i şer partisi olmaktan kurtulmalıdır. Eğer CHP bu misyonu üstlenebilirse önümüzdeki dönemde Türkiye demokrasi güçlerinin buluşması olabilir” dedi.
CHP’nin Türkiye’de önemli bir parti olduğuna ve önemli bir kesimi temsil ettiğine işaret eden Sakık, “Ama ne yazık ki CHP uzun bir süredir, halkın sorunlarına cevap arayacağına başta Kürt sorunu olmak üzere, inanç sorunu, türban sorunu gibi sorunları çözmek gerekirken, kendi iç sorunlarıyla cebelleşiyor. Sürekli parti içi iktidar ve hizipçilik kavgasıyla gündeme gelen, iktidar olmayı istemeyen Türkiye demokrasi güçleriyle bir türlü buluşmayan bir parti konumunda” diye konuştu.
CHP’nin bütün setlerine rağmen, Kürt sorununda iç dinamiklerin zorlamasıyla bu setlerin kırılmaya başladığını ifade eden Sakık, dünyadaki ve Türkiye’deki değişim ve dönüşümden CHP’nin daha fazla kaçabilme şansının olmadığını, CHP’deki tartışmaların bu gelişmelere bağlı olduğunu söyledi. Sakık, bu tartışmalar sonucunda CHP’nin de önemli bir parti konumuna gelmesini, Türkiye demokrasi güçleriyle birlik oluşturmasını umduklarını söyledi.
CHP’nin geçmişte sol kimliğe sahip bir parti olduğunu, özgürlükleri hayata geçirmek adına epey bedel ve emek ödediğini ancak ne yazık ki uzun yıllardır Kürt sorununa Türkiye’nin özgürleşmesine sırtını döndüğünü belirten Sakık, “CHP’nin bu kadroları Türkiye’nin sorunlarını çözecek kadrolar değildir. 1987’deki SHP’nin kadroları içinde Kürtler, Aleviler, sosyalistler, herkesimden insanlar vardı. Şimdi CHP o dönemin ruhunu yakalayabilirse zaten sorunları çözmeye aday olur. Türkiye’nin şuanda ihtiyacı olan o ruhu yakalamaktır. Diliyorum bu iç cebelleşmeden o ruh partiye egemen olur” dedi.
Kendisinin de içinde olduğu bazı Kürt siyasetçilerin geçmişte CHP ve SHP kadrolarında yer aldığını anımsatan Sırrı Sakık, “Ben bütün kademelerinde bulundum SHP’nin. Yine birçok arkadaşımız bazı kademelerde yer aldı. Yine o ruhu yakalayabilirse CHP, bizim müttefiklerimiz olur bu şekilde Türkiye’yi demokratikleştirir ve özgürleştiririz. Ama ne yazık ki bırakın bugünkü CHP ile yan yana gelmeyi, CHP BDP ile insani ilişkileri bile askıya aldı. Baykal döneminde bu ilişkiler askıya alındı. Kürtlerle olan bütün ilişkiler askıya alındı. 87’li, 90’lı yıllarda SHP önemli bir Kürt raporu hazırladı. İşte CHP bu ruha sahip çıkmalıdır” diye konuştu.
Dışarıdaki dalgalanmalar, özgürlük, demokrasi, daha fazla hukuk ve huzur talebinin CHP’yi bu hale getirdiğini, CHP’nin bu değişim ve dönüşümden kaçamadığı için bu kırılmayı yaşadığını dile getiren Sakık, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu, CHP’deki ikinci kırılmadır. Eğer CHP bu değişimi yaşayamazsa birkaç kırılma daha yaşar. Yani deyim yerindeyse, sular bulanmadan durulma olmaz, CHP bu süreci yaşıyor. CHP’nin duvarında ünlü bir komutanın Hanibal’ın bir yazısı var. Alp dağları için diyor ki, ‘ya bir yol bulacağız, ya yol açacağız’. CHP de bunu bulmak zorundadır. Ama ne yazık ki CHP’nin bu kadrolarından bizim söylediğimiz bu kadronun çıkabilmesi çok zor. Onun için CHP bütün kapılarını açmalıdır. Bugüne kadar demokrasi mücadelesi veren bütün CHP’liler bu partiye sırtını dönüp gittiler. Çünkü hayat alanı bulamadılar partide. Yani korkunun kuşattığı bir CHP yaratıldı. Böyle bir CHP’de düşünce üretmek bir yana nefes almak bile zordu. Bu insanlar bu yüzden gittiler. O kadrolar gelirlerse Türkiye’nin o dinamiğinin olduğuna inanıyorum. Yoksa parti içinde sen ben iktidar kavgasıyla bu sorunun çözülemeyeceğini biliyoruz. Parti ehven-i şer partisi olmaktan kurtulmalıdır. Eğer CHP bu misyonu üstlenebilirse önümüzdeki dönemde Türkiye demokrasi güçlerinin buluşması olabilir.” Muş`un Sesi Gazetesi


