Memur Sen Konfederasyonuna bağlı, Muş Sağlık Sen Şubesi Şube Başkanı Fehmi Kuzey Vurar, kamusal alanda başörtüsü açıklaması yaptı. Vurar yaptığı basın açıklamasında:
Başörtüsü sorunu yeni ortaya çıkmış bir sorun değildir. İnançları gereği örtünen insanlar özellikle de kamuda çalışan örtülü insanlar, bazı odakların gerek sözlü gerekse yazılı taciz ve saldırılarına maruz kalmaktadır. Nüfusunun tamamına yakın Müslüman olan bir ülkede bayanların başörtüsü takması kadar doğal ne olabilir. Çevresinde annesi, kız kardeşi, akrabası veya komşusunda mutlaka örtülü insanlar vardır. Bunları potansiyel rejim karşıtı göstermek ne kadar insaflı olabilir. Kamusal alanda çalışan örtülü insanlar bizim sizin ya da başkasının akrabası, annesi veya kız kardeşi olabilir. İnançlarını yaşayarak ekmek davası peşinde olan bu insanlar için adres göstererek bu insanları yıpratmanın ve zor duruma düşürmenin hiçbir anlamı yoktur. İnsanlar istedikleri gibi inanma özgürlüğüne, başkasına zararı olmadıkça inançlarına uygun yaşama hakkına sahiptir. Bunu şu kanunun şu maddesiyle kısıtlamak baskılamak samimi bir yaklaşım değildir. “Şapka Kanunu” diye bilinen “25 11.1925 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun” sadece “ Türkiye Büyük Millet Meclisi azaları ile idare-i umumiye ve hususiye ve mahalliye‘ye ve bilumum müessesata mensup memurin ve müstahdemin Türk milletinin iktisa etmiş olduğu şapkayı giymek mecburiyetindedir” diyerek memur ve müstahdemlere ait hükümler getirmiştir. Yani, bu hususta karar verecek hâkimler dâhil, bilcümle memurlar, Milletvekilleri ve devlet dairelerindeki müstahdemlerin şapka giymekle yükümlü olduklarına dairdir. Bu mecburiyete uymayanlar hakkında Türk Ceza Kanununun 222. maddesi uygulanır: Ceza Kanunu Madde 222. – “(1) 25.11.1925 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanunla, 1.11.1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunun koyduğu yasaklara veya yükümlülüklere aykırı hareket edenlere iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.”
Bu kanun yürürlükte olduğuna, hatta Ceza kanunu ile koruma altına alınmış bulunduğuna göre; şapka mecburiyeti niçin yerine getirilmemektedir? Anayasaya bu kadar saygılı ve sahip çıkıyorsak bu kanun uygulanmasına da neden sahip çıkılmıyor? Anayasanın bu maddesiyle kimse ilgilenmezken sürekli Başörtüsünün gündemde tutulması, insanların inanç özgürlüğüne engel olunması bu meselenin sadece Başörtüsü meselesi olmadığı insanların inançlarına saldırı yapıldığı anlamı ortaya çıkıyor. Özellikle adres gösterilen sağlık sektöründe çalışan başörtülü insanların başörtüsünden dolayı hizmet kalitesinde bir düşüş mü görüldü yoksa örtüden dolayı hasta hakları mı çiğnendi? Bunlar söz konusu değilse, belli odakların sözcülüğünü yapmaya, onların cümlelerini tekrarlamaya gerek yok. Herkesi samimi olmaya davet ediyoruz Muş Ovası Gazetesi


