Muş Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hasan Güngör, Muş Devlet Hastanesinde ilk kez uygulanacak olan transözefageal ekokardiyografi (TÖE) sayesinde hastaların il dışına gitmekten kurtulacağını söyledi.
Uygulanacak olan yeni tedavi yöntemi sayesinde kalp hastaları, doğuştan kalbinde delik bulunan, felç geçirmiş hastalar ve büyük travmalar geçirmiş hastalar artık Muş’ta tedavi edilebilecek.
Muş Devlet Hastanesi Kardiyoloji Servisinde, Kardiyoloji Uzmanları Dr. Adil Baydaş ve Dr. Savaş Sarıkaya ile birlikte yeni tedavi yöntemi hakkında bilgi veren Dr. Hasan Güngör, üniversite hastaneleri düzeyinde sağlık hizmeti verebilecek düzeyde olduklarını ifade etti.
Muş halkının kendilerine güvenmesini ve destek vermesini isteyen Güngör, eskiden kalma alışkanlıklar nedeni ile hastaların hemen il dışına sevk edilmelerini istediğini söyledi. Uygulamaya geçirdikleri yeni tedavi yöntemi sayesinde, en büyük üniversite hastaneleri ile yarışacak seviyeye ulaştıklarını ifade eden Güngör, ben ve arkadaşlarım Türkiye’nin hatırı sayılır üniversitelerinde görev yapmış doktorlarız, şu an Muş’ta en son teknoloji ile hastalarımızın hizmetindeyiz. Hastalarımızdan tek isteğimiz, bizlere inanmaları ve destek olmalarıdır. Diyarbakır’da, Elazığ’da, Erzurum’da yapılabilecek tedavileri Muş’ta da rahatlıkla yapabilmekteyiz” dedi.
Adı geçen tedavi yönteminin Muş Devlet Hastanesine kazandırılmasında Vali Erdoğan Bektaş ve Hastane yönetiminin büyük katkıları olduğunu ifade eden Güngör, “transözefageal ekokardiyografi (TÖE) makinesi sayesinde, kalbi delik, felç geçirmiş ve büyük travmalar yaşamış hastaların artık Muş Devlet Hastanesinde rahatlıkla tedavi edilebileceğini söyledi.
Transözefageal ekokardiyografi hakkında bilgi veren Güngör, “Transözefageal ekokardiyografi (TÖE) ekokardiyografik incelemenin göğüs duvarı yerine yemek borusundan yapılmasıdır. Yemek borusu kalbin taban (arka) kısmına çok yakındır. Ayrıca yemek borusunun duvar kalınlığı göğüs duvarına göre çok daha azdır. Bu nedenlerden dolayı TÖE sırasında daha kaliteli görüntü elde edilir daha arkadaki oluşumlar incelenebilir. TÖE özellikle şu hastalarda yapılmalıdır: 1. Kalpten çıkan ana damarlardaki yırtıklarda 2. Kalbin dışarıdan değerlendirmesi zor olan hastalar 3. Protez kapak replasmanı uygulanmış hastalar 4. İnfektif endokardit düşünülen hastalardır” dedi.
UYGULANMA ŞEKLİ:
“TÖE endoskopiye çok benzer. Hastadan yaklaşık 30–50 cm’lik bir boruyu yutması istenir.” diyen Güngör, “Hastalar için görünüşte hoş olmayan bu işlem önceden yatıştırıcı verilmesi ve hastanın boğazının uyuşturulması nedeniyle oldukça kolaylaşmaktadır. Başlangıçta hastada bulantı ve öğürme hissi olabilir ancak bir süre sonra bu yakınmalar kaybolur. Hastanın tetkikin yapılması konusunda doktora yardımcı olması işlemin hem kısa sürmesini hem de daha kaliteli olmasını sağlar. Yemek borusu üzerinden yapılan bu işlem yaklaşık 5 dk. sürer. Elde edilen görüntüler bir video kaydedici aracılığıyla video-kasete kaydedilir. Daha sonra bu kasetler yeniden seyredilerek ve gerekirse çeşitli ölçümler yapılarak rapor hazırlanır. Unutmayın ki ne kadar nahoş olsa da bu işlemi yapma zorunluluğu olmasaydı doktorunuz sizden bu tetkiki istemezdi” dedi.
RİSKLER:
TÖE riski çok düşük bir tetkiktir. Doktorunuz işlem öncesinde size boğazınızla ilgili bir anormallik olup olmadığını soracaktır. Eğer boğaz ağrısı varsa yutkunma güçlüğü varsa sık sık bademciklerinizden rahatsızlanıyorsanız mutlaka belirtiniz. Bunun dışında önemli olabileceğini hissettiğiniz tüm yakınmaları belirtmekten kaçınmayınız. Anestezik maddelere alerjiniz olması da doktorunuz için çok önemidir. Böyle bir durum varsa mutlaka bildiriniz. Doktorunuz bu soruları sorduktan sonra kısa bir ağız ve boğaz muayenesi yapacaktır. Kuşkulanılan en küçük bir durumda bile işlem ertelenecektir. Bu nedenle işlemin yapılmasına karar verildiyse riskler açısından güvende olduğunuzu unutmayınız. Bütün bunlara karşın aşağıdaki riskler çok az da olsa mevcuttur:
1.Bulantı öğürme;
2.Geçici yutkunma zorluğu;
3.Yemek borusunda zedelenme (TÖE kliniğimizde 10 yıldır yapılmaktadır ve yemek borusunda zedelenme hiç olmamıştır.);
4.Çeşitli ritim bozuklukları (İşlem sırasında hem ekokardiyografik hem de elektrokardiyografik takip yapıldığından bu riskin gerçekleşmesi gerçekleşse de kötü bir sonuca gitmesi olasılığı çok düşüktür. Kliniğimizde şu ana kadar ciddi aritmi olmamıştır.);
5.Kana enfeksiyon ajanlarının geçmesi (Potansiyel olarak mevcut olan bu risk diş fırçalamaktan daha fazla riske sahip değildir. Bunun yanında işlem steril malzeme ile yapılmaktadır.)
3.İŞLEMDEN SONRA:
İşlem sırasında boğazınız uyuşturulduğundan yutma refleksinizde geçici bir kayıp olabilir. Bu kayıp yaklaşık 2 saat sürer. Bu nedenle işlemden sonra 2 saat boyunca bir şey yiyip içmeyiniz.
Raporunuz kısa sürede verilecektir. Ancak çok karmaşık durumlarda kasetin tekrar tekrar izlenmesi gerekebilir. Böyle durumlarda raporunuzu alacağınız tarih ve saat size bildirilir. Aksi takdirde raporunuz size 30 dk. içinde teslim edilecektir. Raporunuzu tetkiki isteyen ya da takibinizi yapan doktora göstermeyi unutmayınız.
HABER: TUNCAY ÇANGA Muş`un Sesi Gazetesi


