Bulanık ve Malazgirt İlçelerindeki, iki kan davasını barışla çözmek için Muş’a geldiklerini söyleyen Ahmet Türk, kendi içimizde barışı sağlamadıkça, halkların barışının sağlanmasının mümkün olmadığını belirtti. BDP İl Binasında konuşan, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İl Başkanı Nimet Coşkun: “Nimet Coşkun: “Önümüze geliş amacı, bulanık ve Malazgirt’te yıllar önce halkımız arasında yaşanan olumsuz kan davalarına son verebilmek için gelmişlerdir. İki büyük davanın hazırlıklarını yaptık ve yarın Bulanık ve Malazgirt’te halkımızla buluşacağız. Gelişlerinin temel sebebi budur” dedi.
“SİVİL DEMOKRATİK İTAATSİZLİKLER GELİŞTİRDİK”
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İl binasında basın açıklamasında bulunan Ahmet Türk: “İki milletvekili arkadaşımızla, bir barış davası gerçekleştirmek için buradayız. Özellikle halkımız içindeki bu sorunları ortadan kaldırmaya yönelik ciddi bir çabanın içerisindeyiz. Biz şuna inanıyoruz, öncelikle barışı kendi içimizde sağlamalıyız. Eğer biz barışı halkımızla sağlayamazsak, Türkiye barışı ve dünya barışını sağlayamayız. Demokratik sivil anlayışın, örgütlenmenin dönemini yaşıyoruz. Toplumsal örgütlülüğü sağladığımız gün, inanıyorum ki halkımızın sesi daha gür çıkacak ve talepleri gün geçtikçe daha da netleşecek. Ancak bu dönemde çok uzun, yorucu çalışmaların ortaya konulduğunu da görüyoruz. Yıllardan beri, 30 yıldan beri acısını sancısını duyduğumuz, Kürt sorununun çözümsüzlüğü nedeniyle, hem Türkiye’nin, Kürtlerin, hem demokrasinin çok şey kaybettiğini biliyoruz. Bugün demokratik, çağdaş bir Türkiye’nin yaratılması, Kürtlerin özgür geleceği konusunda çok yoğun çabaların yaşandığına hep birlikte şahit oluyoruz. Tabi ki yıllardan beri, ödenen büyük bedeller, emekler elbette ki boşa gitmemiştir, gitmeyecektir. İnanarak bir süreci götürmeye çalıştığımızda, bunun başarısız olma şansı yoktur. Ancak, tabi ki özlediğimiz barışın, kalıcı bir barışın ve halkların sevgiyle kucaklaştığı bir dönemi yakalamak için de çok büyük çabaların sarf edildiği ve fedakarlıkların da yaratıldığını görüyoruz. Bakın yıllardan beri hep barış için çaba gösterdik. Sivil demokratik itaatsizlikler geliştirdik. Bütün bunlar barışın bir an önce gelmesi içindi. Bugün görüyoruz ki, partimizin, demokratik toplum kongresinin, Kürt halkının, sivil toplum örgütlerimizin ve özellikle Türkiye’deki demokrasiden yana olan barışseverlerin çabalarıyla zaman zaman barışın sağlanması konusunda kalıcı hale gelmesinde çok ciddi çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalara da olumlu yanıtlar verildi. Daha önce bir ateşkes çağrımız oldu ve gerçekten bu çağrımıza kulak tıkanmadı, bu çağrımıza barışa bir şans verildi. Ancak, açılım adıyla yürütülen siyasetin çok dar ve gerçekten Kürt sorununun kapsamını bilmeyen bir anlayışla karşı karşıya kaldığımız için o süreç değerlendirilemedi. Ama bugün baktığımızda, artık Kürtüyle, Türküyle herkesin ortaklaştığı bir nokta var ve herkes şunu söylüyor, 30 yılda imha, inkar her türlü politika uygulandı, güvenlik mantığıyla olaylara bakıldı fakat bu sorun çözülmedi. Artık, yeni bir yaklaşımla, demokratik bir anlayışla bu sorunun irdelenmesi konusunda ortak bir zeminin yaratıldığı, hem Kürtler tarafından, hem de Türkler tarafından artık sorunun farklı yöntemlerle, demokratik yöntemlerle çözümü konusunun kaçınılmaz olduğunu görmeye başladılar. 30 yıllık o inkar, imha politikalarının veya Kürt sorununun sadece bir güvenlik sorunu olarak gören mantığın, bugün değişmiş olması bile bence çok önemli bir adım, gelişmedir. Umut ediyoruz bu dönemde, Kürt sorununun bütün boyutlarını gören ve bu Kürt sorununun çözümünü gerçekleştirecek demokratik bir yaklaşım ortaya çıkar. Bu yaklaşım ortaya çıktığı takdirde, bence barışa susayan halklarımız, bu barışı gerçekleştirmek konusunda, daha kararlı tavırlarını ortaya koyacaklardır. Önemli olan Kürt halkını tatmin edecek adımların atılmasıdır. Dünyanın hiçbir yerinde barış tek taraflı oluşmamıştır. İki tarafında barışı isteyen yaklaşımı ortaya koyması gerekir” dedi. Muş Ovası Gazetesi
Muş’ta Ruhsatsız Silah Operasyonu: 7 Şüpheli Gözaltında
Nisan 22, 2026 10:31 AM


