Vali Erdoğan Bektaş, Tarım Bakanlığınca çiftçilere verilen desteklemelere değinerek, desteklemelerde tümüyle kurallara uyulursa faydalarının olabileceğini belirtti. Vali Bektaş yaptığı açıklamada: “Destek faaliyetlerinde belli nüanslar kaçırılmazsa kurallarına bütünüyle uyulursa işe yarar. Öteden beri bölgemize çeşitli destekleme programları her hükümet tarafından uygulamaya konuluyor. Fakata bölgede hala bir gelişme sağlanamadı. Bu noktada kaçırılan püf noktaları var. Bir program bütünüyle doğru olabilir ama bütünüyle başarıya ulaşacak anlamına gelmiyor. Onun doğru uygulanması lazım. Şimdi son dönemde herkes çırpınıyor. Meclis çırpınıyor, Tarım Bakanlığı çırpınıyor. Herkes istiyor ki bu bölgede bir şeyler olsun. Türkiye’nin bölgeleri arasında gelişmişlik farklılıkları azalsın. Her bölge, insanına bakar hale gelsin. Elbette ki desteklemeler belli konularda faydalı oluyor” dedi. Bölgenin gelişmişlik farkının kaldırılması için devletin birçok destekleme çıkardığını hatırlatan Vali Bektaş, Kırsal kalkınma destekleri, hayvancılık destekleri, yem bitkisi destekleri, kalkınma ajansı desteklerinin bunlardan bazıları olduğunu söyledi. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı hibe programının sonuçlandığını da ifade eden Bektaş, kalkınma ajansının önümüzdeki aylarda 2010 yılı desteklemesinin gündeme geleceğini söyledi. Ayrıca Sosyal Destek Programının da devreye girdiğini ifade eden Muş Valisi Bektaş, “ Önümüzdeki aylarda tekrar gündeme gelecek olan kalkınma ajansının 2010 yılı proje çağrıları çıkacak ayrıca SODES devreye girdi. Biz doğru yolda yani çizdiğimiz yolun dışına çıkmadan bütün bu yardım programlarını hedefe yönelik başarmaya çalışıyoruz. En az 50 hayvan olan Doğu Anadolu projesinde bize deniyor ki bize 5 hayvan verilsin 10 hayvan verilsin. Böyle bir kısım konuyu sulandırmalar yörüngeden saptırma faaliyetleri olmazsa elbette bu programlar faydalı olur, oluyor, olacak” dedi.
SÜT FABRİKASI ÖNEMLİ
Süt fabrikasını önemsediğini belirten Vali Bektaş: “Şunu net olarak söyleyebilirim daha öncede söylediğim gibi minimum 100 tonluk kapasitede bir süt fabrikamız olmazsa bütün bu hayvancılık çalışmaları yok olmaya mahkûmdur. Ne yaparsanız yapın. Fabrikanın Muş’ta kurulması da şart değil, çevre illerde yapılması bir tane 500 tonluk fabrika çalıştırabildik mi işi çözdük demektir. Herkeste biliyor ki küçük ölçekli fabrikalar yıllardır çözüm olamamıştır. Neden batı İllerinde bu iş oluyor da biz de olmuyor. Bu işin peşini bırakmayacağız. Sonuna kadar devam edeceğiz. Burada yapılması gereken odur. Ölçeği büyük tutacağız. Biz Amerika’yı yeniden keşfetmiyoruz hayvancılıkta başarılı olanın yolları bellidir. Konya’da bu başarılmış. Muş için deniliyor ki bu iklimde hayvancılık olmaz gidin Avusturya’ya, Almanya’ya İsveç’e bakın. Bakın biz iklimimiz mi daha hayvancılığa müsait onların ki mi? Örneğin Almanya’da et süt fazlaları var. Bize devamlı süt tozu satmaya çalışıyorlar. Bu iş İlimizde mutlaka başarılacak ona inancımız tam. Doğru yolda gittiğimizi biliyoruz. Tarım bakanlığı ve bizler işin ucundan tutuyoruz. Burada ana çizginin kaçırılmaması lazım. İnşallah bölge illerinden biri bu 500 tonluk fabrikayı başarır. Muş’taki marketlerde kendi insanımız batı illerinden gelen süt firmalarının sütlerini içtiklerini görüyoruz. Hani burası hayvancılık memleketiydi?” diye konuştu.
Nuray Aksoy
Muş Ovası Gazetesi


