Anadolu Avrupa Kültür ve Tanıtım Derneği (ANADER) tarafından hazırlanan ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen “Gençlik Yoksulluğa Karşı” proje kapsamında 13 ülkeden Muş’a gelen yabancı uyruklu gençler, rastgele evlere giderek ziyaretlerdi bulunuyorlar.
AB tarafından desteklenen projelerle yabancı ülkelerden insanların ilimize gelmesinde büyük bir görev ve sorumluluk üstlenen gençlik derneklerimiz proje çalışmaları kapsamında Muş’a gelen yabacı ülke insanlarını mest edip göndermeye devam ediyorlar. Bölge insanımıza has, tüm ülke geneli dillerde dolaşan konukseverliğimiz yabancı ülkelerden gelen gençlerinde dilinde sarmaş dolaş edildi. Muş’ta gençlik faaliyetlerinin yürütülmesinde adından sıkça söz ettiren ANADER Gençlik Derneği kısa bir süre önce biten farklı bir projenin ardından yeni bir projenin de hazırlanmasında önemli bir görev ve sorumluluk üstlendi. ANADER bu kez hazırlamış olduğu “Gençlik Yoksulluğa Karşı” projesi ile bu kez 13 ayrı ülkeden yabancı uyruklu gençlerin ilimizde çeşitli etkinlikler ve ziyaretlerde bulunmasını sağladı. Konu bu kez yoksulluk ve yokluk içerisinde olan kesimlerin yabancı kişilere yönelik din, dil, ırk ve ayrım gözetmeksizin yaklaşımları oldu. Proje kapsamında ilimize gelen 24 kişilik yabancı ekip tarafından ANADER yönetim kurulunun belirlediği Muş merkeze bağlı 5 ayrı mahallede çat kapı ziyaretlerde bulunuldu. Yapılan bu ziyaretler sonucunda ise hiç tanımadığı dil, din, ırk ve ayrım gözetmeksizin evini, gelen misafirlere açan vatandaşlarımız yabancı uyruklu gençlerin Muş’a, Muş insanına hayranlığını dahası Türkiye’ye ve Türk insanına olan ön yargılı yaklaşımlarının ortadan kaldırılması sağladı. Yapılan ev ziyaretleri neticesinde, yoksul olmasına rağmen evindekini hiç tanımadığı kişilerle paylaşan insanlarımızın bu konukseverlik örneğine karşılık olarak yabancı uyruklu gençler,“Hem duygulandılar, hemde bu davranış şekli bizlerin Türkiye’ye ve türk insanına bakış açısındaki ön yargıyı, ortadan kaldırmaya yetti” dediler.
ANADER BAŞKANI GÖKHAN MEMİŞ, ÖN YARGILAR KIRILDI
Proje çalışmaları ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan ANADER Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Memiş “9-14 Temmuz tarihleri arasında uygulanan “Gençler Yoksulluğa karşı” projemiz Avrupa birliği Devlet Planlama teşkilatı eğitim ve gençlik programları merkezi başkanlığından alınan bütçe ile yapıldı. Projenin uygulama tarihi 9-14 Temmuz. Projeye toplam 14 ülkeden katılımcı yer aldı. Bu ülkeler Gürcistan, Azerbaycan, Rusya, Litvanya, Moldovya, Estonya, Türkiye, Ukrayna, Letonya, İtalya, Romanya, Bulgaristan Slovenya, olurken 24 kişilik proje katılımcılarımızın yaş ortalaması 27’dir. Proje kapsamında yapılan faaliyetlerde Muş Merkezde toplam 5 mahallemize 5 grup halinde ayrılan katılımcılar ile evlere çat kapı ziyaretler yapıldı. Bu mahallelerimiz Sunay Mahallesi, Yeşilyurt mahallesi, Zafer mahallesi, Dere mahallesi ve Muratpaşa mahallesi oldu. Her mahallede 3 eve çat kapı ziyaretler yapıldı. Bu ziyaretler neticesinde çeşitli notlar alındı. Bu notlarda projemizde yer alan yaygınlaştırma bölümlerinde kullanılacak. Yine proje kapsamında ayrıca Merkeze bağlı Soğucak ve Kepenek köylerine gruplar götürüldü. Bu programdaki amaç ildeki yoksulluğun nedenlerinin araştırılması ve bu nedenlere yönelik çözümler üretilmesi ve ayrıca ilde yaşayan insanlarımızın çat kapı gelen insanlara yönelik yaklaşımları oldu. Bunun yabancı ülkelerden gelen konuklarımıza şeffaf bir şekilde uygulamalı olarak gösterilmesi oldu. Bu ziyaretler esnasında konuk ekipler ev ziyaretleri sonrasında bizlere hayret ve hayranlık duygularını belirten ifade ve açıklamalarda bulundular. Biz konukseverliğimizin ne olduğunu bildiğimiz için insanlarımızın evlerine gelen tanımadığı kişilere bile ne kadar sıcak yaklaşım gösterdiğini bölge insanı olarak bildiğimiz için huzurlu bir şekilde ve artı bir güven içerisinde bu projemizde yer alan çalışmalarımızı başlattık. Bundan da son derece olumlu sonuçlar aldık. Yabancı misafirlerimiz karşılaştıkları manzara sonucunda buna kesinlikle müsaade etmeyeceklerini ve kendi yaşantılarında böyle bir şeyin olmadığını belirttiler. Bizlerde burada bunun aksine yaklaşımların olduğunu ve kim olursa olsun konuk olarak gelen insanlara nasıl ilgi gösterildiğini ve nasıl değer verildiğini onlara ıspatladık. Yine bu ziyaretler esnasında şöyle bir olay yaşandı. Romanya Uyruklu Anna adında yabancı bir arkadaşımız gittiği evde evin bir kızı tarafından sevgiyle karşılanıyor ve evde yapılan ikramların yanı sıra bir genç kızımız parmağındaki yüzüğünü çıkartıp hediye olarak hiç tanımadığı ve görmesi bir daha imkansız gibi görünen yabancı uyruklu arkadaşımıza hediye ediyor. Bu arkadaşımızda karşılaştığı bu manzara karşısında çok duygulanıyor ve bunuda yaşadığı duygularla bize anlatmaya çalıştı. Hiçbir yerde böyle bir konukseverliğin olmadığını bununda sadece bu bölgeye, has özellikte bir şey olduğunu ve bundan da son derece mutluluk duyduğunu anlattı. Projemizde hiçbir aksaklık yaşanmadı. Yine proje kapsamında yer alan çalışmalarımızda çeşitli yerlere gidildi. Hasköy ilçemize has meşhur köz çayı içilmeye gidildi. Muş’ta Türkü kafede 2 ayrı günde büyük kültür ve türk kültür gecesi programları düzenlendi. Türk kültür gecemizde folklor gösterisi, davul zurna gösterisi, Muş’u tanıtan bir slayt gösterimi, Muş’un yöre tarihinin tüm detayları ile anlatımı yapıldı. Yabancı misafirlerimizde kendi gecelerinde kendi kültürlerinin tanıtımlarını yaptılar. Şu anda bize söyledikleri şey biz insanların kapılarını çaldık ve bizleri hiç tanımadan içeriye buyur ettiler. Bundan mutlu oldular. Bizlere bir şeyler ikram etmeye çalıştılar. Yoksul olmalarına rağmen bu insanlar ellerinden geleni yapmaya çalıştılar. Şaşırdık dediler. Bizlerde onlara bu ülkede bu şehirde hangi eve girerlerse aynı manzara ile karşılanacaklarını belirttik. Bize başta inanmadılar ve bizlerde kendi insanlarımızın konukseverliğine güvenerekten sıradan onları kendi istedikleri evlerin kapılarını çalmaya yönelttik. Ve hiçbir evde farklı bir şey yaşanmadı. Onlarda karşılaştıkları bu manzara sayesinde bize şunu ifade ettiler. Şunun altını çizerek belirtmek istiyorum. Türkiye’ye, türk insanına karşı önyargılarının kırıldığını ifade ettiler. Bunlara karşılık konuklarımız kendi ülkelerinde böyle bir şeye asla müsaade etmediklerini belirttiler. Bizlerde bu misafirperlik örneğini onlara daha önce kendi çabalarımızla anlattık. Her hangi bir eve gideceksiniz ve istediğiniz kapıyı çalacak orada en iyi şekilde karşılanacak ve ağırlanacaksınız dedik. Bize inanmadılar. Böyle bir şeyin olmayacağını böyle bir şeyin olmasının mümkün olmayacağını söylediler. Ve haklı çıkan bizler olduk. Yoksulluk içerisinde olan insanlarımızın kapısı tereddüt içerisinde aşındı. Ve yine insanlarımız göstermiş oldukları ilgi ve alaka ile örnek konumda olan misafirperverliklerini bir kez daha gün yüzüne çıkardılar. Mest eden bir anlayış ve yaklaşımla birlikte bugün bizler ANADER olarak en değerli projelerimizden birini hayata geçirmiş bulunmaktayız. Ülkemize insanımıza olan ön yargılı yaklaşımların ortadan kaldırılmasını sağladık. Bunu yerinde yaşamak ve anlamak lazım. Bizlerde hem ülkemiz hemde insanımız adına bunu layıkıyla yaşadık. Bir kez daha anladık ki yoksulluk bizim için hiçbir şeydir. Bizleri de bir birimize samimi duygularla bağlı tutan bu anlayıştır. Diyeceklerim bu kadar proje kapsamında yer alan tüm katılımcı arkadaşlarıma ve konuklarımıza teşekkür dileklerimi iletmek istiyorum” diye konuştu.
Muş Ovası Gazetesi


