Altun Anayasa mahkemesi tarafından sendika üye aidatı için ödenen devlet ödeneğinin iptal edilmesinin bazı gerçekleri ortaya çıkaracağını ve sendikal mücadeleye inanmış insanlar ile cebime dokunmasında ne olursa olsun zihniyeti taşıyan insanların ayrıştığı çizginin belirginleşeceğini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:
“Ulaşım Hak-Sen sendika üye aidatı devlet tarafından ödenmeden önce hangi üyeye sahipse yine aynı üyeler tarafından sahiplenilecektir. Sendikasız olmaz düşüncesindeyiz. Lakin bunun içinde destek gerekmektedir.
Bugün desteğe ihtiyacınız olmayabilir. Ama geleceğimiz için güzel yarınlar için bu mücadelenin sekteye uğramaması gerekmektedir. Neme lazım şeklinde düşünmek geleceğimizin karanlıklara boğulmasına neden olmaktadır.”
Altun, Ulaşım Hizmet kolunun çalışma şartları bakımından zor kurumlar ihtiva ettiğini bu nedenle diğer kamu kuruluşlarında çalışan memurlardan daha çok sendikaya ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak sendikal aidatın devlet tarafından ödenmesini fırsat bilerek büyümesini artıran sendikaların şimdi çatırdamaya başladığını söyledi.
Altun: “Ulaşım Hak-Sen idealist insanların destek verdiği bir sendika olmuştur. Ve olmaya devam edecektir. Hak arama mücadelesinde memura bir şey vermeyen yetkili sendikalar memurları cebinden bir şey çıkmıyor hele dur diyerek frenlemekteydi. Ama şimdi memur cebine sendika tarafından bir şeyler konulmadığını ve devamlı hak kaybına uğradığını sorgulamaya başlamıştır” dedi.
Bu durum Ulaşım Hak-Sen’in yıldızını daha da parlatmaya başlamıştır.
Ulaşım Hak-Sen’in yıldızının parladığını ve ümit ışığının bu sendika ile filizleneceğini, bu nedenle de verilen desteğin artırılması gerektiği ifade eden Altun sözlerine şöyle devam etti: “Bağımsız ve ideolojik yapılanmanın dışında bir yapıya sahip olan sendikamız bireysel menfaatlerin peşinde koşmayan genel anlamdaki kazanımlara yönelen insanlar ile vücut bulmuştur. 10 TL gibi komik bir paranın peşinde koşan insanların bu mücadeleye verebileceği hiçbir şey yoktur. Sendikalı ile sendikasız arasında bir fark olmalıdır. Bu şekilde olmamalıydı. Toplu görüşmelerde çıkan neticelerden sendika üyeleri faydalanabilse bu daha yerinde bir çalışma olacaktı. Yetkili sendikalar daha kolay bir yola başvurdular.”
“DEVLET KESESİNDEN SENDİKACILIK SENDİKALARI DİLENCİ DURUMUNA DÜŞÜRMÜŞTÜR”
Altun; Aidat cebinden çıkmayan memur sorgulama yeteneğini kaybettiğini, geçici bir şekilde büyümeye başlayan sendikaların balonlarının bu şekilde patladığını vurguladı.
Altun sözlerine şöyle devam etti: “Nasıl ki patron kesesinden sendikacılık yapılmazsa devlet kesesinden de sendikacılık yapılamaz. Para verene karşı muhalefet yapılamadığı için sendikacılık ölmeye başlamıştı. Bu durum sendikaları dilenci haline getirmiştir.”
Altun memurlara seslenerek pasif durmanın yani sendikasız durmanın mevcut yetki değişimini sağlamayacağını, Hak arama geçmişine bakıldığında memurların sürekli hak kaybına uğradığı gerçeğinin altını çizerek eleştirisine şöyle devam etti: “Birileri bir şeyler yapsın bakalım, ondan sonra katkı sunarız zihniyeti çok yanlıştır.10 TL cebimden çıkmasın yaklaşımı çok ucuz bir anlayıştır. Kendi hakkını aramak için kurulan yapılara destek vermek bir sosyallik gereğidir. Elbette burada seçici olmak gerekir.”
ULAŞIM HAK-SEN İLKELİ BİR SENDİKADIR. ÜYESİ DE AYNIDIR.
Altun geleceğin sendikası olma yolunda olan tek alternatif olduklarını ifade ederek kamu görevlilerinin yapması gerekenin verilen desteği artırmak olduğunu söyleyerek cümlelerini şöyle sonlandırdı: “%2.5 lik zamlara mahkûm oluşumuz temsildeki zafiyetten dolayıdır. Ek ödemeleri ne çabuk unuttuk. Toplu görüşme masalarında demiryolcuların adları bile unutulmaktadır. Sürekli bir şekilde alım gücümüz düşmektedir. Bu yanlışlıklara karşı yeni bir silkiniş hareketinin adresi olan sendikamız gün geçtikçe teşkilatını artırmaktadır. Üçü beşi hesap eden insanların ne kendilerine ne kurumlarına ne de ülkesine faydası olur. Ulaşım Hak-Sen üyeleri bu aidatı cepten ödemeyi göze almış ve sendikacılık ruhu taşıyan memurlardan oluşmaktadır. O nedenle bu aidatın devlet tarafından ödenmemesi bizim üyelerimiz tarafından yadırganmamıştır.” Muş`un Sesi Gazetesi


