Ketem çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Okullarda kız öğrencilere yönelik seminerler veren Ketem, şimdi de kadınlara yönelik seminerler veriyor. Kamer Kadın Derneğinde seminer veren Dr. Arzu Ünlüoğlu, Kamer Derneğinde meme kanserine yönelik seminere gösterilen ilgiden memnun olduğunu söyledi. Dr. Arzu Ünlüoğlu verdiği seminerde, meme kanseri ile ilgili alınacak önlemlere de değindi. Verilen seminerde: “Kanser, normal kurallar dışında diğer doku ve organların aleyhine kontrolsüz bir şekilde büyüyen ve çoğalan hücrelerin oluşturduğu bir hastalıktır. Unutulmamalıdır ki, dünyanın her yerinde her 4 kişiden biri yaşamının bir döneminde kanser olabilir. Sanıldığı gibi kanser mutlak ölümcül bir hastalık değildir. Kanser; bugünkü tanı ve tedavi olanakları ile tedavisi mümkün bir hastalıktır. Her memede 15 – 25 lobül bulunur. Pektoral kasın üst ve orta bölümünün üzerine oturur, yukarıda klavikula, aşağıda 7. kosta, yanlarda latissimus dorsi kası ile komşudur. Meme parankimi kuyruk şeklinde aksillanın içine uzanır. Meme dokusu için askı görevi yapan fibröz banda COOPER ligamanı denir. Meme süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, kontrol dışı olarak çoğalmalarına meme kanseri denir” denildi.
KADINLAR ARASINDA EN SIK GÖRÜLEN KANSERDİR
Seminerde devamla: “Kadınlarda ortaya çıkan kanserlerin %32’si, kansere bağlı ölümlerin % 18’i meme kanserine bağlıdır. Her 8 kadından birinin hayatı boyunca meme kanseri olma ihtimali vardır. Erkeklerde, kadınlara göre çok daha az görülür ama prognozu daha kötüdür. Gözlem sırasında; Memenizi inceleyin: Belli bir bölgedeki şişlik veya bir memedeki ileri derecedeki şişlik anormal durumdur. Meme derisini gözlemleyin: Meme derisinde görülen kızarıklık, buruşma, portakal kabuğu görüntüsü, gamzeleşme anormallik işaretidir. Memelerinizin şekil ve boyutunu gözlemleyin: İki meme arasında küçük farklılıklar normalde olabilir. Ancak memenin birinde görülen büyüme, memelerin birinin diğerinden sarkık olması anormaldir. Gözlem sırasında; Meme uçlarının yönünü ve meme başı akıntısını kontrol edin: Sıkınca gelen açık sarı renkte veya süt kıvamlı akıntı normal iken, tek memeden ve kendiliğinden gelen kanlı, berrak veya cerahatli akıntı olması, meme uçlarının farklı yöne bakması veya meme başında çöküklük, çukurlaşma ve renginde değişiklik olması anormal durumdur. Ayrıca koltuk altına da bakın: Koltuk altında kitle, üst kolda anormal şişlik önemlidir. Paralel: Memeyi hem dikey olarak, hem de yatay olarak muayene edin. Dairesel (sirküler): Parmaklarınızı hem kendi etrafında, hem de meme etrafında daireler çizerek hareket ettirin. Hareket ettirirken memenizden kaldırmayın , bu şekilde tüm memeyi kontrol edin. Işınsal (Tekerlek) : Meme başından dışarı ve/veya meme başına doğru tüm memeyi ışınsal olarak tarayın. Bu muayene şekillerinden hangisi kolay geliyor ise onu seçin. Memenin koltukaltından göğüs kemiğine, köprücük kemiğinden memenin alt sınırına kadar tüm alanların dikkatlice hissedilerek taranmalıdır. Meme dokusunun tüm katmanlarını kontrol etmek ve derin dokulardaki bir patolojiyi atlamamak için memeye hafif-orta ve daha kuvvetli baskı uygulayarak muayene edilmelidir. Kayganlaştırıcı olarak sabun veya krem kullanılması daha rahat bir muayene imkanı sağlar. Sol meme muayenesi; sol kol baş üzerine kaldırılır. Sağ el orta üç parmağının iç yüzü sol meme muayene edilir. Sağ meme muayenesi; sağ kol baş üzerine kaldırılarak, sol el orta üç parmağının iç yüzü ile sağ meme muayene edilir.
Sırtüstü yatılır; Sol meme muayenesi; Sol omzun altına bir yastık veya katlanmış bir havlu yerleştirilir. Sol el başın altına konur. Sağ el parmak iç yüzeyleri ile meme tümüyle taranır. Sağ meme muayenesi; Sağ omzun altına bir yastık veya katlanmış bir havlu yerleştirilir. Sağ el başın altına konur. Sol el parmak iç yüzeyleri ile meme tümüyle taranır. Meme muayenesinin en son basamağı koltuk altı lenf bezlerinin kontrolüdür.
Yatar veya oturur pozisyonda dikkatli bir şekilde ve dairesel olarak koltuk altını muayene edin. Ele gelen kitle (şişlik) var mı kontrol edilir. Mamografi; Ele gelmeyen kitleleri saptar. Küçük meme kanserlerini invazyon yapmadan ve meme dışına yayılmadan saptamak mümkün olabilmektedir. Biyopsi alanını belirler. Tarama amacıyla yapıldığında çok erken evrede kanserli hastayı saptar. Düşük doz X ışınları ile meme dokusu görüntülenmektedir. Genel olarak kadınların en büyük kaygısı; ne kadar radyasyona maruz kalacakları olmaktadır. İlk mamografi uygulamalarında yüksek radyasyon dozları (1-4 rad) kullanılmıştır. Bu gün ise mamografide kullanılan radyasyon dozu 0.1 rad’ tan (0.04-0.08) daha düşüktür. 0.1 radyantlık dozun 35 yaş üzerindeki kadınlarda milyonda 4 kanser oluşmasına yol açtığı ileri sürülmüştür. Çok erken olduğu evrede tanı alan kadınların 5 yıllık yaşam süresinin %95, Metastazı olmayan ve meme dokusu ile sınırlı tümörü olan kadınların %56, Uzak metastazı olan kadınların ise 5 yıllık yaşam süresinin % 10 olduğu saptanmıştır. 20 yaşına gelen her kadın KKMM yapmalıdır. Tanıda en değerli yöntem mamografi’dir.
Muş Ovası Gazetesi


