Demokratik Toplum Partisi (DTP) Muş İl Başkanı Nimet Sezgin, Silopi’de teslim olan ve daha sonra özgürlüklerine kavuşan 34 barış elçisinin umutları arttırdığını belirterek, “Ülkemizde artık kan akmasın, gözyaşları dökülmesin ve anaların artık yürekleri dağlanmasın diyoruz” dedi.
DTP binasından Belediye binası önüne kadar gelen DTP Muş İl Başkanı ve beraberindekiler burada basın açıklaması düzenlediler. DTP İl Genel Meclis Üyeleri, Muş Barosu Başkanı Sabahattin Göçmen ve partililerin katıldığı basın açıklaması saat 13.00’de yapıldı.
Basın açıklamasını okuyan DTP Muş İl Başkanı Nimet Sezgin, CHP ve MHP’yi de eleştirerek, bu ülkede hiçbir zaman kardeşliği ve barışı savunmadıklarını ifade etti. Sezgin, “son yıllarda ülkemizde gelişen süreci çok yakından izliyorsunuz. Özellikle dünyada gelişen küresel kriz Ortadoğu ve tüm dünyayı etkilemiştir. Dünya tek kutuplu bir yönetim ile tamamen egemenlerin ve kapital sermaye sahiplerinin tekelleşmesi ile beraber yoksulluğu, sefaleti ve halklara savaşı dayatmaktadır” diyerek basın açıklamasına başladı.
Ortadoğu’nun yeniden şekillenme politikası ile yola koyulduğunu kaydeden Sezgin, “Ortadoğu’da bataklığa sürüklenen ABD sözde Irak halkına demokrasi ve barışı getirecekti. Oysa ABD tam bir kaosu yaşamıştır. ABD Barış ve Demokrasiyi getiremedi. Ama tüm yer altı ve yerüstü kaynaklarını kendi tekeline almıştır. Özellikle Obama ile başlayan süreç ile yeniden bir politika izlenmiştir. Dünya artık sınırları kaldırmaktadır. Ortadoğu yeniden şekillenme politikası ile yola koyulmuştur. Türkiye’de son süreçte gelişen “demokratik açılım” “Kürt Sorunu”nu çözmek ve ülkemizde yıllardır süren inkar ve imha politikasına son verilmesi adına sevinmiştik. Fakat 4 ayı aşkındır tartışılan açılım “Milli Birlik ve Beraberlik Açılımı” olarak değerlendirmeye alınmıştır. DTP olarak bu süreçten Kürt halkının üzerinde yıllardır süren inkar ve imhaya son vermek 30 yıldır yaşanan bu savaşsı bitirmek ve “demokratik, özgür bir cumhuriyetin” yurttaşları olarak yaşamak temel amacımızdır” dedi.
Sezgin daha sonra basın açıklamasına şöyle devam etti: Ülkemizde artık kan akmasın, gözyaşları dökülmesin ve anaların artık yürekleri dağlanmasın diyoruz. “Demokratik açılımın” tıkandığı bu süreçte Sayın Abdullah Öcalan’ın, Kandil, Maxmur ve Avrupa’dan 3 gurubu barış elçileri” olarak göndermesi bizleri yeniden umutlanmıştır. Silopi’de dün Gerçekleşen Barış adımı bu süreci yeniden olumluya çevirmiştir. Gelen 34 “Barış Elçilerinin” özgürlüklerine kavuşması Barışa olan inancımızı daha da güçlendirmiştir. Bu anlamda CHP ve MHP’nin politikaları bizleri hiçbir zaman şaşırtmamıştır. Yüzyıldır Kürt halkına inkar ve imhayı dayatan bu anlayışlar kan üzerinden savaş çığırtkanlığını yapmaktadırlar. Kan ve gözyaşı üzerinden siyaset yapmaktadırlar. Bu güne kadar “güneş dil teorisi” savunanlar bu günde demokrasiden bahsetmeleri zaten hayal olurdu. Buradan CHP ve MHP’ye sesleniyoruz. Sizler bu ülkede hiçbir zaman halkların barışını, kardeşliğini ve bir arada yaşamını savunmadınız ve bu günde kendinize yakışanı yapmaktan da kaçınmıyorsunuz. Kürt halkı başta olmak üzere Türkiye halkları sizlerin gerçek yüzünü artık öğrenmiştir. Özellikle Barışın ve onurlu geleceğin egemen olması için mevcut AKP iktidarının bu süreçte daha cesaretli olması ve evrensel ilkeler üzerinden bu sürece katkı sunması kaçınılmazdır. Ya bu sorunu çözecek yada kendisi çözülecektir. Bu amaçla “Kürt Sorununun” demokratik çözümü için özellikle 80 darbesi ile gelen darbe anayasasının bir an önce değiştirilmesi gerekir. Kürtlerin kimliği, dili ve kültürü aynasal güvence altına alınmalıdır. Türkiye’nin imzaladığı uluslararası anlaşmalar, Kopenhag kriterleri uygulanmaya konulmalıdır. Hukukun üstünlüğü egemen olmalıdır, tam bağımsız yargı esas alınmalıdır. Bu sebeple 14 Nisandan başlayan ve bu güne gelen operasyon ve tutuklamalar, barışa değil savaşa hizmet etmektedir. Dağdaki silahlı güçleri indirmemiz gerekirken demokratik alanda siyaset yapanlar tutuklanıyor. Bu durum Ergenekon zihniyetinin bir sonucudur. Bütün bunlara son verilmelidir. Özellikle Kürt sorununun çözülmesi noktasında Sayın Abdullah Öcalan’ın yol haritasının kamuoyuna açıklanması Barışı daha da güçlendirecektir. Dün Silopi’de yaşanan gelişmeler Barış ve Kardeşlik duygularını güçlendirmiştir. İnanıyoruz ve umut ediyoruz ki bundan sonra ceylanlar ölmeyecek, çocuklar tutuklanmayacak, kan ve şiddet son bulacak, herkes ve herkesim kendini özgürce ifade edecektir. Bütün farklılıklara tahammül ve hoşgörü gelecektir. Son olarak; Şırnaklı ihtiyar amcanın söylediği gibi “dışarıda birlik, içeride özgürlük” olması dileğiyle yaşasın barış”.
Basın açıklamasından sonra grup sessizce dağıldı.
Günaydın Muş Gazetesi


