Muş’un Varto ilçesine bağlı Taşçı Köyünde oturan 76 yaşındaki Şükrü Akbal, 18 yıl önce eşiyle tartışıp küserek köyünden 25 kilometre uzaklıkta bulunan Hızır Çeşmesi denilen bölgede yaptığı evde tek başına yaşayarak hayat mücadelesi veriyor.
Muş’un Varto İlçesine bağlı Taşçı Köyünde oturan 76 Yaşındaki Şükrü Akbal 18 yıl önce eşiyle tartışıp küserek Köyünden 25 kilometre uzaklıkta Bingöl dağlarına yakın bulunan Hızır Çeşmesinde yaptığı evde tek başına yaşıyor. 200 rakımla dağ başında tek başına yaşayan Şükrü Akbal eşine basın aracılığıyla seslenerek barışmasını istiyor. Eşini ve çocuklarını çok özlediğini belirten Şükrü Akbal, “eşim geri gelirse 10 defa ayağını öperim” diyor.
Tek başına dağ başında hayat mücadelesi veren 11 çocuk babası Şükrü Akbal, köyde eşiyle 18 yıl önce geçimsizliklerin başladığını belirti. Aynı köyde oturan eşi Hacer (70) ile severek evlendiklerini, 52 yıllık eşini 18 yıl ayrı yaşamasına rağmen çok sevdiğini geri gelmesini istediğini ve eşinin geri gelmesi halinde ise 10 kez ayağını öpeceğini ifade etti. Eşi Hacer (70) ile 18 yıl önce girdiği tartışma yüzünden küserek evinden 25 kilometre uzaklıkta bulunan dağda ev yaparak tek başına yaşayan Şükrü Akbal, küskünlüğün eşinden kaynaklandığını vurguladı. Basın Mensuplarıyla dertleşen Akbal, kendi işini kendisi gördüğünü ve Hızır Çeşmesi diye kutsal olarak bilinen yere ziyaret amaçlı gelen vatandaşların kendisine yardım ettiklerini kaydetti. Basın Mensuplarına derdini anlatan Şükrü Akbal, “18 yıl önce Varto’ya bağlı Taşçı köyünde oturuyorduk. Eşimle geçinemedik. Onun için bende ondan kızdım ve geldim buraya ev yaptım. Daha sonra defalarca onunla barışmak istediğimi söyledim Çocuklarımda barışmamı istedi. Ama eşim kabul etmedi. Beni terk edip çocuklarımla beraber buralardan gittiler. Bende tek başıma burada kaldım. Bizim 10 tane çocuğumuz vardı. Çocuklarımın 10’nuda çeşitli illerde kalıyor. Bir kızım halen Taşçı köyünde oturuyor. Geçtiğimiz yıla kadar hiçbir sağlık sorunum yoktu. Geçen yıl rahatsızlandım ve 3 ay hastanelerde kaldım. Gördüğüm tedaviler beni iyileştirmedi. Halen hastayım ve tekim. Tek başıma olduğum için büyük zorluklar yaşıyorum, yolda yürüyemiyorum ve kendi ihtiyaçlarımı karşılayamaz oldum. Ben kimseden dilenmedim. Ben kimseden bu güne kadar dilencilik yaparak geçimimi sağlamadım. Tek başıma koskoca bu dağın eteklerinde bulunan otları tırpanla biçerek ve vatandaşlara ücretli olarak çalıştım. Kendi emeğimle kazandım ve geçimimi sağladım. Ama şimdi perişan bir durumdayım bana yardım edilmesini istiyorum Çünkü kendi ihtiyacımı karşılayamaz hale geldim. Eşimi ve çocuklarımı çok seviyorum. Eşim şimdi bile barışıp gelirse onun ayaklarını on defa öperim. Buradan ona seslenmek istiyorum. Seni çok özledim. Tek yaşamaya gücüm artık yetmiyor” şeklinde ifadelerde bulundu.
“ŞÜKRÜ DEDE, EŞİNE SADIK KALDI”
Şükrü dedeyi ziyarete gelen Kemal Dağgün, 18 yıldan beri dağ başındaki evinde tek başına yaşamanın çok zor olduğunu, çok sabırlı biri olduğunu, eşini çok sevdiğinden dolayı 18 yıl boyunca bekar yaşamasına rağmen üstüne evlenmediğini söyledi.
Hızır çeşmesine piknik yapmak için gelenler Şükrü dedenin hikâyesini duyunca kendisini görmeye gittiler, Şükrü dedenin kış aylarında ayılar ve kurtlardan başka canlının burada olmadığı bir yerde kalmasına hayret ettiler. Bayan Sevda Tural, hayatımda ilk defa böyle bir insan gördüm. Kendisinde büyük sabır varmış, ben olsam hayatta yaşayamam diye konuştu.
Şükrü dede tarlasındaki otları satıp geçimini temin etmeye çalışırken onu ziyarete gelen köylüler ininde desteği olduğunu çocukları ile de görüştüğünü söylüyor. Günaydın Muş Gazetesi


