Geçen yıl kurulan Muş Kent Konseyi Genel Kurulu, 1 Temmuz 2009’da ilk toplantısını yaptı. Düzenlenen toplantıda açılış konuşması yapan Belediye Başkanı Necmettin Dede, “Kent Konseyinin şimdiye kadar Muş’ta kurulmaması ilimizde geri kalan konulardan birisidir” dedi.
Kent konseyi genel kurulu ilk toplantısını 1 Temmuz 2009 tarihinde gerçekleştirdi. Düzenlenen ilk toplantıda kent konseyini tanıtan Muş Belediye başkanı Necmettin Dede, “Kent konseyi bugün her birimde memleketin her türlü konularını rahatça konuşan dile getirecek ve yapılması gereken konuları ele alacak ve hep beraber fikir tartışması ile ilgili birimlere konuları aktaracak dolayısıyla kentin varlığını her türlü birimlerde his etme çalışması olacaktır” dedi. Kent Konseyinin Muş’a faydalarını da anlatan Başkan Dede, “Büyük şehirlerde kentin sorunlarını ele alıp kamuyla paylaşan ve il, ilçe ve devlet adına çalışanları bir araya getirmek çalışan birimler üzerinde ili konsey şeklin de idareye müdahale etmelidir. Çok güzel bir konu, bugüne kadar Muş’ta geri kalmış bir konu. Yapılmasının çok önemli olduğu bir konudur. Kent konseyi bugün her birimde memleketin her türlü konularını rahatça konuşan dile getirecek ve yapılması gereken konuları ele alacak ve hep beraber fikir tartışması ile ilgili birimlere konuları aktaracak dolayısıyla kentin varlığını her türlü birimlerde his etme çalışması olacaktır. Bu çalışmalarda memleketimizde ele alınacak konularımız vardır. Devlet kapısında birimlerin olmaması, devlet kapısında işlerimizin olup olmaması hususunda yankılarıdır. Üzüntülerimiz becerememe veya adam yerine koymama gibi konularda tüm birimlerin ayrı ayrı rahatsızlığı olmuştur. Ama bu kent konseyinde ki çalışmalar birlik beraberlikten herkesin her davasına sahip olma ve bu sahip olmada zahmeti gösterme de mutlaka iyi bir şeydir. Ve bunun diğer vilayetlerde hatta devletlerarası konularda konseylerin oluşması işte böyledir. Bu konseyler devletlerarası gördüğünüz gibi bir IMF. Uluslar arası antlaşmalar, NATO dur. İşte onlarda bu konseylerin beraberliğini taşıyan birim adlarıdır. Devletleri bir düzeyde birleştirme, haklarını, hukuklarını arama araştırma verme konularda çalışıyor. Bizlerde Muş ilimizin bu haklarını araştırmak ve gerekenlerin mutlak olan birimlerin yalnız kalmamasını sağlamaktır. Bir muhtarın bir belediye başkanının veya her hangi birim adamının veya sivil toplum örgütünün burada yalnızlığını gidermek el ele vermek burada çözmek ve gerekenleri yapmak. Dayatma şekillerinde biz hakkımızı ne şekilde aldık ne derece onlara muteriziz. Bir yanda ufkumuz çok geniştir. Yasaların bize vermiş olduğu hükümler çerçevesinde sonuna kadar gideriz. Hakkımız demokratik kurallar içerisinde müdafaa ederiz. Ve o zaman herkes demokratik kurallar içerisinde hukukun bize vermiş olduğu yetkinin içinde bizim sorunlarımız çözmeye ve mahalli insan olarak bizi adam yerine koyma şeklinde mutlaka bulunurlar. Anayasanın 34. maddesin de diyor ki bir dilekçe verdiğin zaman anayasa hakkımı kullanıyorum, 15 gün içerisinde bana bunu cevaplandır, ver. Anayasanın bu maddesi hükümlerine göre devlet size 15 gün içinde yasal olan dilekçenize cevap verme mecburiyetinde kalıyor. Ama biz ne kadar hukukçuyuz ne kadar takipçiyiz ve bizim dilekçemizi alan ve bizim sorunlarımızı çözmek isteyen biri ne kadar bilinçlidir. Bunlar tabii o zaman bizim işlerimize göre tartışılır düzenlenir ve karar verilir” dedi. Günaydın Muş Gazetesi


