Açıklamada, “Çevre; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamdır. Bir başka ifade ile çevre, insanların ve diğer canlıların yaşama ortamını oluşturan hava, su ve topraktır. Denizler, göller, akarsular, bataklıklar, kumsallar, ormanlar, tarım alanları, dalyanlar, kırlar, dağlar korunması gerekli çevreyi oluşturan alanlardır. Bu alanlar tüm canlıların üreme ve beslenme ortamlarını sağlar. Sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevre ile mümkündür” denildi.
İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında, “İnsanların doğal kaynakları aşırı ve yanlış kullanımı sonucu çevre bozulmakta ve tahrip olmaktadır. Bu durumda doğanın temel unsurları olan hava, su ve toprağın yapısın bozmaktadır. Çevrenin bozulması veya tahrip olmasıyla başta insanlar olmak üzere, tüm canlı varlıklar zarar görmekte ve olumsuz yönde etkilenmektedirler. Bu olumsuz etkilenmeden ortaya çıkan çevre sorunlarına çevre kirliliği denilmektedir. Kısaca çevre kirliliği çevrede olmasını istemediğimiz unsurların toplamıdır. Bunların belli başlıları; Hava kirliliği, Su kirliliği, Toprak kirliliği, Gürültü kirliliğidir. Bu konulara ilerleyen günlerde tekrar değineceğiz. Çeşitli konut ve endüstri yatırımlarının olumsuz çevresel etkilerinin ortaya çıkmasının sonucunda 1950’li ve 1960’lı yıllarda Dünya’nın çeşitli ülkelerinde çevre bilinci doğmaya ve geniş toplum kitlelerince benimsenmeye başlanmıştır. Bunun sonucu olarak çeşitli baskı grupları ve basın tarafından kamuoyunun dikkati “ekoloji” ve ” çevre” kavramları üzerine çekilmiştir. Birleşmiş Milletlerin 5 Haziran 1972’de İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlediği “İnsan ve Çevre Konferansı” nın sonuç bildirgesinde, Dünya’nın pek çok yöresinde giderek önemli boyutlara ulaşma eğilimi gösteren çevre sorunlarının tüm insanlığı tehdit eden bir sorun haline geldiği ve insanlığın bu ortak sorununa ancak koordineli bir işbirliği ile ortak çözümler getirilebileceği vurgulanmıştır.1970’li yılların ikinci yarısından itibaren, konferansın önemine istinaden, bu konferansta alınan kararların bir anlamda çevre koruma alanında milat olması gerçeğinden hareketle, konferansın toplandığı tarih, DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ ilan edilmiştir. Ülkemizde bu amaçla 1978 yılında Türkiye Çevre Sorunları Vakfı, daha sonra Çevre Müsteşarlığı kuruldu. Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı 5-11 Haziran tarihleri arasını Çevre Koruma Haftası olarak kabul etti” denildi.
Muş`un Sesi Gazetesi


