Organizeyi Sağlayan Emektar Öğretmenler Ayakta Alkışladı
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 90 yıl önce Samsun’dan başlattığı kurtuluş mücadelesinin yıldönümü, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ilimizde renkli gösterilerle kutlandı.
Türkiye’nin her köşesinde aylardır hazırlıklarını sürdüren gençler, gösterilerini tribünlerden yükselen alkışlar eşliğinde sergilediler. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 90 yıl önce Samsun’dan başlattığı kurtuluş mücadelesinin yıldönümü, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ilimizde coşkulu bir şekilde kutlandı. İlk olarak Cumhuriyet Meydanında Atatürk Anıtı’na çelenklerin sunumundan sonra Gençlik Spor İl Müdürlüğü Stadyumunda devam eden törene Vali Erdoğan Bektaş, Garnizon Komutanı Tuğ General Burhanettin Aktı, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, Belediye Başkanı Necmettin Dede, İl Emniyet Müdürü Şükrü Rafet Mert, İl Milli Eğitim Müdürü İlhami Bayraktar, Askeri Erkan, Kurum Amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Şehir Stadyumunda düzenlenen tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan Muş Milli Eğitim Müdürü İlhami Bayraktar, 19 Mayıs’ın çok önemli bir yeri olduğunu belirterek, Atatürk’ten gençlere bırakılan bayramın önemine değindi. Bayraktar yaptığı konuşmada, “Bazı tarihler vardır ki; yalnız kitaplara yazılmakla kalmaz, aynı zamanda milletin gönlüne de kazınırlar. Böylesi tarihlerden birisi de hiç kuşkusuz 19 Mayıs 1919’dur. Bildiğimiz gibi çağı yakalamakta acze düşen Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı sonrası 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi ile birlikte parçalanmaya başlanmıştır. İtilaf devletleri, çeşitli bahanelerle mütareke şartlarına aykırı olarak bir taraftan Türk ulusunun siyasi varlığını bütünüyle yok etmeye çalışırken, diğer taraftan üzerinde yaşadığı bin yıllık vatanı da ufak bir bölge dışında elinden almaya çalışıyordu. Bu amaçla hem Türk ordusu dağıtılıyor hem de ülkenin hemen her önemli noktası yabancı subay ve ajanları tarafından kontrol altına alınıyordu. Nihayet İtilâf Devletlerinin desteğiyle Yunan Ordusunun 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkması, bardağı taşıran son damla olmuştur. Bu zor koşullar altında Gazi Mustafa Kemal Anadolu’ya geçmeye karar vermiş ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmıştır. İşte bu gün 90. yıldönümünü kutladığımız bu tarih; 1938’den itibaren “Gençlik ve Spor Bayramı”, 1981’den itibaren de “Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanılmaya başlanmıştır. Değerli dinleyiciler; Elbette 19 Mayıs 1919’da başlatılan savaş, sadece emperyalist güçlere karşı işgal altındaki vatanı kurtarma mücadelesi değildir. Bunun yanı sıra asırlarca birikmiş problemlerin çözüm mücadelesidir. Haddizatında ülkeyi işgal edip fiilen ele geçirmeye muvaffak olamayan emperyal güçler, bunu daha önce yaptıkları gibi kapitülasyon ve duyun-ı umumiye adı altında kendilerine tanınacak ayrıcalıklarla devam ettirme yolunu deneyeceklerdir. Zira Lozan görüşmeleri sırasında kapitülasyon ve misyoner okullarındaki ısrarın, en çetin müzakere ve anlaşmazlık konularını oluşturması bunu açıkça ortaya koymaktadır. Değerli veliler; evlat yetiştirmek sadece onların maddi ihtiyaçlarını karşılamak demek değildir. Aynı zamanda onlarla birebir iletişim kurmak, sorunlarını paylaşmak, onların kararlarına saygı duymak demektir. Çocuklarımızı, hapishane, hastane veya kahvehanede değil; kütüphane, laboratuar ve işyerlerinde görmek istiyorsak, onlara biraz zaman ayırmalıyız. Sevgili gençler, Cumhuriyetin hayli sıkıntılı bir sürecin sonunda kurulduğunu bir an olsun hatırımızdan çıkarmamalıyız. Unutmayın ki; Büyük önder “Gençler! Cesaretimizi artıran ve sürdüren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz terbiye ve irfanla, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk. Onu yüceltecek, yaşatacak olan sizsiniz…” diyerek bu ülkeyi ve cumhuriyeti sizlere emanet etmiştir. Elbette tam bağımsızlığı sağlayabilmek için çok çalışmak ve üretmek gerekmektedir. Bu gün ülkemizde üretimin önündeki en büyük en gel olan kalifiye eleman açığının giderilmesi için önemli adımlar atıldığını kıvançla görmekteyiz. İlimizde meslek liselerinin düz liselere oranı yüzde 50 nispetine yaklaşmıştır. Bu ülke ortalamasının bir hayli üstündedir. Bu ilimiz açısından mutluluk vericidir. Değerli dinleyenler, konuşmama son vermeden evvel müsaadenizle bir tespitimi sizinle paylaşmak istiyorum. O da iletişim ve ulaşım araçlarındaki bunca gelişmeye rağmen maalesef bireysel ilişkilerimizde büyük bir kopmanın yaşandığını gözlemlemekteyim. İnsanlar arasında kopan iletişim, telafisi mümkün olmayan hasarları da beraberinde getirmektedir. Hepimizin kanını donduracak “Töre” adı altında yapılan cinayetlerin, ölümlerin altında iletişim eksikliğinin, konuşamamanın, dolayısıyla birbirini anlayamamanın yattığını düşünüyorum. Bu nokta bize Hz. Mevlana nın “Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır” sözünün ne kadar isabetli bir ifade olduğunu göstermektedir. Saygı değer hemşerilerim, elbette değişmeyen tek gerçek değişimdir. Dünyadaki değişimi yakalayamayan toplumlar yok olmaya mahkûmdur. Ancak değişim demek kendi kültürel ve toplumsal değerlerlerimizden uzaklaşmak, yozlaşmak demek değildir. Bizler bir cana kıymanın insanlığa kıymak demek olduğuna inanan bir inancın ve kültürel çevrenin; sevginin ve saygının temel prensip kabul edildiği değerler yumağının insanlarıyız. Kan ve gözyaşlarının sel olup aktığı dünya bizim dünyamız olamaz” şeklinde konuştu.
“19 MAYIS, ATATÜRK’ÜN ÖNDERLİĞİNDE MİLLETİMİZİN ŞAHA KALKIŞIDIR”
Gençler adına anlamlı bir konuşma yapan Mehmet sadık Işık, “Milletimizin tüm onur ve asaletiyle Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde tarih sahnesinde bir defa daha şaha kalkışının başlangıcı 19 Mayıs 1919 tarihidir. Bütün umutların tükenmeye başladığı bir dönemde Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk Milleti için bağımlı yaşamaktansa ölmek daha iyidir” diyerek Samsun’a çıkması, bağımsızlık ve özgürlük mücadelemizin de başlangıcı olmuştu. Bu tarih ile birlikte Türk Milleti kendi makûs talihini tersine döndürmeye başlayarak, esaret altında var olunamayacağını ve kutsal vatan topraklarımızın ilelebet işgal edilemeyeceğini tüm dünyaya haykırmıştır. Kurtuluş savaşı bu destanın adı, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu destanı yaşatan milletin kalbidir. 19 Mayıs 1919’da Samsun’dan yakılan özgürlük ateşi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte kısa sürede dalga dalga tüm yurda yayılmıştır. Bugünkü mevcudiyetimizi ve Özgürlüğümüzü o günlere borçluyuz. Temelleri yine o günlerde Mustafa Kemal Atatürk tarafından atılan “Milli Egemenlik” ilkesi ile birliğimiz ve bütünlüğümüz sağlanarak, çarenin ancak millette olduğu tescillenmiştir. Bugün de vazgeçilmez güç kaynağımız millet iradesidir. Bunun yaşatılması için hepimize ve özellikle de Atatürk’ün 19 Mayıs’ı armağan ettiği gençlere büyük görevler düşmektedir.
Binlerce şehit vererek sıkıntı ve yokluklar içinde büyük özverilerle kurulan Türkiye Cumhuriyeti bizlere emanettir. Bu değerli emaneti yaşatmak ve sonsuza kadar korumak, gelecek kuşaklara en iyi şekilde aktarmak, en başta gelen görev ve sorumluluğumuzdur. Yakın bir gelecekte ülke yönetiminde söz sahibi olacak ve Türkiye Cumhuriyeti’ni omuzlarınızda yükselteceksiniz. Ülkemizi, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği çağdaş medeniyet seviyesine sizler taşıyacaksınız. Sevgi, saygı, hoşgörü ve uzlaşma ortamı içinde üstesinden gelinemeyecek bir sorunun bulunmadığını unutmamamız gerekir. Birlik ve bütünlüğümüze yönelik her türlü saldın veya tehdit karşısında daha fazla kenetlenerek hiçbir kimsenin, hangi amaçla ve ne şekilde olursa olsun, huzur ve güvenliğimizi bozmasına fırsat vermemeliyiz. Ay yıldızlı bayrağımızın altında hepimizin bir ve bütün olarak yaşamasına imkân sağlayan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetidir. Tüm kurumlarıyla dimdik ayakta olan devletimiz, gelen saldırılara karşı Cumhuriyetin temel değerlerini korumaya sonuna kadar kararlıdır. Bu durumun sonsuza kadar devam edeceğinden kimsenin şüphesi olmasın.
Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bu vatan için canlarım feda eden aziz şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum” dedi.
Öte yandan 19 Mayıs için hazırlanan öğrenciler bir birinden güzel gösteriler düzenleyerek büyük beğeni topladılar. Yapılan kutlama sonucunda, Vali Erdoğan Bektaş, Garnizon Komutanı Tuğ General Burhanettin Aktı, Belediye Başkanı Necmettin Dede ve diğer protokol üyeleri hazırlanan programdan dolayı emeği geçen tüm öğretmenleri tebrik ettiler. Günaydın Muş Gazetesi


