DTP tarafından düzenlenen basın açıklamasında, İsrail’e tepkiler dile getirilirken, TRT 6 ve Ana dil de eğitim konularında hükümete tepki gösterildi.
Belediye binası önünde düzenlenen basın açıklamasına, KESK Muş Şubeler platformu da destek verdi. Basın açıklamasına, DTP Muş Belediye Başkan Adayı Nimet Sezgin, Varto Belediye Başkanı Nurgül Özer, Malazgirt İlçe Yöneticileri, Bulanık İlçe yöneticileri ve yüzlerce kişi katıldı.
Belediye önünde yapılan basın açıklamasını okuyan DTP Muş İl yöneticisi Naif Erol, “Günümüz Ortadoğumsunda şiddet gün be gün arttırılarak halkların demokratik özgür yaşam ve onurlu barış istemeleri bastırmak istenmektedir. Demokrasi, İnsan hakları Özgürlük söylemlerini bir aldatmaca, uyutma aracına dönüştüren ABD, son süreçte İsrail E verdiği destekte Filistin halkını yeni bir katliamdan geçirmekte. Halkların kendi kaderini tayin haklarını ve özgürlük taleplerini, küresel sermaye lehine bastırarak yok saymaktadır Afganistan da Irak ta içersine girdiği batağı Siyonizm’le açıktan ittifakla, Gazze de gelişen soykırıma onay vererek derinleştirmektir” dedi.
Erol, “emperyalizm Siyonizm ittifakı AKP Hükümetinin işbirliği ile aynı şiddetle Kürt’leri de yöneltmekte, Şemdinli’nin Dercik Köyünün bombalanması, hızı kesilmeyen sınır ötesi operasyonlar, Gazze deki saldırılar, bombalar eşzamanlı gerçekleşmektedir. Bir yandan Derecik de yine sınır ötesinde köylerimiz bombalanırken diğer yandan TRT 6 televizyon kanalı açılırken Kürt Halkını kandırmak Kürt sorununun çözümü diye sunulmak istenmekte. TRT 6 televizyonu, Kürt halkının dili ile kürde küfreden başka bir şey ifade etmediği gizlenmek istenmekte. Şunu çok açık bire şekilde ifade etmek istiyoruz ki. Sizler seçim yatırımı diye bazı alaycı kırıntılarla, Kürt halkının karnını doyuramaz ve kandıramazsınız. Burada Başbakana sesleniyoruz; samimi iseniz, Kürtleri bizleri kandırma peşinde değilseniz KÜRT DİLİNİ anayasal bir güvenceye kavuşturarak resmileştirin. Artık operasyonlar değil demokratik açılım ve diyaloglarla Kürt sorununu çözümleyeceğini ve bu halkın haklı taleplerine kulak vereceğinizi açıkça ve yüksek bir sesle dilendiriniz” diye konuştu.
Erol basın açıklamasına daha sonra şöyle devam etti: “biz, bizi kendi dilimizle rencide eden, hakaret eden, onurumuzla oynayan bir televizyona, bırakın ihtiyaç duymayı bu kanalı nefretle öfkeyle kınıyoruz. Bırakın bu halk kendi kültürünü, sanatını, yaşamını kendisi, özgür iradesi ile kurup geliştirsin. Nitekim seksen yıllık inkar ve yok sayma siyaseti bölgemizde yaşanan çatışma ve şiddet ortamını derinleştirmiş ve bu anlamsız kör siyasette ısrar edilmesi durumunda, beklentimiz ve talebimiz olan HUZUR VE BARIŞ yerini büyük acılara ve kayıplara bırakacaktır. Geçmiş dönemlerde yoğunca yaşanan ve hiçbir çözüm değeri olmayan askeri yöntemlerin yanında, kendi halkının toplumsal değerleri ile hiçbir bağı kalmamış ve kirli işbirliği ile satın alınmış birkaç insan ile kurulan TRT 6’yı büyük bir öfkeyle kınıyoruz ve protesto ediyoruz. Bizler devlet eli ile kurulan bir televizyonu istemiyoruz Bilinçli ve demokratik örgütlülüğünü tamamlamış Kürt Halkı olarak. Devletin kimliğimize kültürümüze ve tarihimize saygı olması ve tüm dünya halklarının sahip olduğu insan ve ulusal taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz, buradan tüm kamuoyuna bir kez daha haykırıyor ve diyoruz ki yeni Gazzeler, Dercikler yaşanmasın! Kürtçe resmi dil olarak kabul edilsin ve anayasal güvenceye kavuşturulsun. Kürtlerde kendi anadillerinde eğitim görsün. Bizler demokratik bir yaşam istiyoruz. Bizler özgür bir yaşam istiyoruz. Bizler onurlu bir yaşam istiyoruz. Bunun için diyoruz ki, Yaşasın halkların özgürlüğü yaşasın özgür ve demokratik bir yaşam”.
Muşun Sesi Gazetesi


