Mustafa Söylemez - Adam Dediğin Sözünün Eri Olmalı


Mustafa Söylemez

Adam Dediğin Sözünün Eri Olmalı (764)

Şu üç günlük dünyada insan yaşadıkça her gün ilginç bir gelişme, havadisle karşılaşabiliyor. Hele, düzenbazların, bencilerin, ikiyüzlülerin sayısında artış varsa, gerisini siz düşünün. Bunların geninde var, menfaatlerine göre hareket etmek. Hatta bazıları yeri geldiği zaman yoğurdu bile siyah eder, utanmadan bunu savunur.

Ukalalıkta ölçü tanımazlar, kibirden önünü görmez, tek akıllının kendisi olduğuna inanır. Her meslekten anlar, her konuda yorum yapar, sükunetin nasıl bir haz olduğunu henüz tatmamışlar. Varsa, yoksa kendi isimlerini ön plana çıkararak paye elde etmeyi düşünürler.

“ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün” demiş atalarımız. Keşke bu sözün gerçek olduğunu gösterebilsek. Nedendir bilmiyorum, ama bazı insanlar sanki bu söze inat hareket ediyor, demekten alamıyorum kendimi.

Bazıları bunu taktik olarak kullanıyor. Birbirleri hakkında başkasının yanında bir şeyler konuşurken arada seninde fikrini almış oluyorlar. Bir araya geldiklerinde de sıkı fıkı olduklarını görüyorsun. Bunun bir diğer izahatı ise, arkasında bol keseden salla, yanında önünü ilikle kafanı salla.

Toplumda da nasıl olsa, “beyler bir dakika, dün böyle idi bugün niye böyle oldu” diyen de yok. İstediğiniz gibi menfaatiniz doğrultusunda hareket edin, nasıl olsa fark eden, uyanan yok. Gündelik yaşantımızda birçok danışıklı dövüş olaylarına tanık oluyoruz. Dün söylediğini bir kenara bırakıp bugün ayrı bir safa geçenleri de çok gördük. Üstüne basa basa bir şeylerin yanlış olduğunu dün haykıranlar, bugün o yanlış dedikleri olayları kendilerine düstur ediniyorlar. Yaptıkları bu davranışlar sadece toplumu değil bir süre sonra kendilerini de hayretler içinde bırakıyor.

Danışıklı kelimesinin lügat anlamı anlaşmalı, dövüşün ise cebelleşmek, atışmak, çarpışmak, kavga demektir. Biz kısaca bunu tarif edersek, anlaşmalı kavga etmek, daha doğrusu karşısındakini aldatan rol oynamak olarak tarif edebiliriz. Toplumda birilerinin kavgalı olduğu görüntüsü hepimizi aldatabilir. İşte bu kavganın anlaşmalı olduğunu bilebilmek için karşı tarafta olanın karakterine iyice vakıf olmak gerekir. Bazen bizde haklı haksızı bulmak adına onların bu çirkin oyunları içinde kendimizi bulabiliyoruz. Birine haksız, ötekine haklı dediğimiz zaman da safımızı istemeden belirlemiş oluyoruz.

Buna benzer birçok örnek gündelik hayatımızda zuhur ediyor. Danışıklı dövüş içerisinde olanların el altından, çaktırmadan birbirlerine destek verdiklerini, yardımcı olduklarını da pek kimse ayırt etmez. Eylem gün yüzüne çıktığında ise, bu kez profesyonel olduklarını ve bu nedenle böyle davrandıklarını böbürlenerek izah ederler.

Kendilerini dev aynasında görüp, toplumu hiçe sayarlar. Bunun içinde her gün yeni bir tartışma konusu, her ay yeni bir gündem maddesi de bulmayı ihmal etmezler. Yahu kardeşim sen değil miydin daha geçenlerde bu adam hakkında böyle düşünüyordun, ne oldu da bugün alkışlayanlar arasında en çok sen avuçlarını patlatıyorsun, demekten kendinizi alamazsınız.

Cebelleşiyorlar, halk diyor ki iki dünya bir araya gelse falanca, filanca şahıslar bir araya gelmez. Oysa perde arkasında olup bitenlerden habersiz, çaresiz bir kitle her şeye tanıklık ediyor. Kendilerine ve yandaşlarına çıkar sağlamak, menfaat elde etmek için her türlü manevrayı gösteren danışıklı dövüş bireyleri yeri geldiği zaman güneşin balçıkla sıvandığını iddia etmekten utanmazlar, sıkılmazlar. Haya onlardan çok uzaktadır. Çünkü onların hayadan dolayı hiçbir zaman burunlarının ucu yanmadı…

Gelişmelerde kavgalı, gürültülü görünüm içerisinde olanlar, perde arkasında ise farklı bir karakter üstleniyorlar. Asıl yüzlerini bir türlü görmek mümkün değil. Maskeleri düştüğünde ise kıvırıp, sıyrılmayı iyi başarırlar. Onlar için adam harcamak, ortalığa balgam atmak yerine getirilmesi gereken bir görev gibidir. Neticesinde kendilerine de başkalarına da yarar sağlayamazlar. Halkın saf duygularından yararlanıp, onları kullanan art niyetli, danışıklı dövüş rolü üstlenenlerin ayırt edilmesi, eşkâllerinin belirlenmesi gerekir. Teşhir edilmeleri için de toplumun üzerine düşeni yapması gerekir.

Neticeye geldiğimizde, danışıklı dövüşçüleri ayırt etmekte zorlanabiliriz. Ancak onların çirkin oyunlarına alet olmamak için dikkatli ve temkinli olmalıyız. Bazen hiç beklemediğiniz bir yakınınızın, arkadaşınızın, dostunuzun herhangi bir oyununa gelip kendinizi anlaşmalı cebelleşmenin, bilinçli kavganın ortasında bulabilirsiniz. Ben en çok bu işin iki yüzlülük ile örtülü olan bölümüne bozuluyorum. Adam dediğin sözünün eri olmalı. Söylediğini tatbik etmeli. Konuştukları ile yaptıkları arasında tezat yaşamamalı.

TBMM Başkanı ve Koalisyon 02.07.2015 - Hit 18
Özenti ve taklit hastalığı 01.07.2015 - Hit 100
Fakir fukarada Ramazan'ı bekliyor 30.06.2015 - Hit 52
Doktor sıkıntısı 29.06.2015 - Hit 65
Tanıtım günleri ne oldu? 28.06.2015 - Hit 75
Tarihi camiler ve yukarı çarşı 25.06.2015 - Hit 97
Ramazan'da duygu sömürüsü 24.06.2015 - Hit 46
TBMM'de yeni dönem, Muş için yeni dönem 23.06.2015 - Hit 94
Çalışmadan kalkınma hayaldir 22.06.2015 - Hit 70
Ramazan'ın güzellikleri 21.06.2015 - Hit 115
Yazarın bütün yazıları için tıklayın..

 




ÜYE PANELİ
 Kullanıcı adı :  
Şifre :  
Kod :  
901517
Yeni Kayıt !
Şifremi Unuttum !

BİZİ DESTEKLEYENLER
  • Haber 49 Gazetesi
  • Muş Ovası Gazetesi
  • Muş Manşet Gazetesi
  • Muş Gündem Gazetesi
BAZI ÇALIŞMALARIMIZ
SPONSORLARIMIZ
GEREKLİ BAĞLANTILAR
© Muş Web Portal - Muş İli İnternet Sitesi |  Barındırma Memleket Hosting. Webmaster Mahmut Sönmez
Site içeriği ve fotoğraflar izinsiz olarak kullanılamaz. Site dışından alınan haberlerin kaynağı belirtilmiştir. Sitemize ait haberler kaynak belirtilerek kullanılabilir.
bu sayfa 0.14 saniyede hazırlanmıştır..